Karakoçan’ım Bir Sevdadır
Bir sevinçtir çocuklar için Ankara lastiği.
Bir görevdir çarşıda gezen resmi elbiseli zabıta çavuşu Sabri’nin.
Bir ateştir Eli Usta’nın Yakup Usta’nın körüğünde çıkan dumanın.
Bir közdür kızgınlaşan odunun demire enerjiyi veren
Emektir terdir tırpana orağa, çekice şekil veren demirci Yakub’un
Mimarlıktır elle kesilen tas yapıların
Bir iştahtır kalecik deresinde perinin suyu ile beslenen fanusun ışığında zıpkınla avlanan balıkların
Öğlendir akşamdır lisede paydos eden öğrencilerin
Terzidir takım elbiselerini, şapkalarını diken emek ve göz nurudur
Yatılı yolunda kuyruktur pancar taşıyan demir tekerlekli arabaların
Ezan saatidir esnafın dükkanını açık bırakıp camiye gitmesi
Bir misafirliktir mertliktir karakocan halkı
Zemheride damlara düsen kar lapaları
Bir uğraştır damlarda kar temizlemesi
Sıle Bandan’ın, Heyder Usta’nın Memi Kale’nin ,Sewri Komisi’nin.
Bekleyiştir Ihsan Aksoy’un, Okcuglu’nun sobanın sıcaklığını his eden.
İhtiyaçtır Depé ‘nin yolunu tutan köylünün.
Hasrettir hafta sonu yatılının talebeleri köylerine gitmek için.
Umut olmuş Karakoçan’a öğrencisini gönderen babanın
Çıle dağı hüzünle bakar kurucaysa
Zirvedir Silbus-u Tari Bekleyiştir Düzgün dağı seyit Mahmut hayranı
Haykırıştır peri suyu can almak için bekler.
Ufuktur Sarıcan’da doğan güneşi,Bir aydınlıktır kurulusundan bu yani.
Açlığını gidermek için sofrasındaki üzümü helvası
Mis gibi kokar fırınlarında çıkan açık ekmeği.
Mertliktir dostluktur bir birlerine karşı halkı
bekleyiştir 23 nisan 19 mayıs ta koşmak için beklenen kısrak atları
Cirit oynamak için heyecanla bekleyen yarışçıları
Silbus starının bem beyaz kari
Serinliktir yazın ortasında
Bir espiridir Zeynel Hocanın; oğlum sana gölle
Disiplindir beden eğitimde öğretmen Nurettin gök
Haberdir çizgindir postacı Ali banda (Kemal)
Can kurtarmak için gelen doktor Halit Rıza
Bir iniltidir hastasına iğne bekleyen
Susuzluktur gidermek için han çeşmesi
Bir üzüntüdür sana ulaşmak için uzakta
Ağlayıştır ,bekleyiştir sevdam sana
Karakoçan’ım Akkoçan’ım sana olan uzaklığımda.
٭Not: Şiirde geçen gölle (Bir espiridir Zeynel hocanın oğlum sana gölle) Öğrencisi sıfır not aldığı zaman Zeynel Hoca’nın sıfır yerine kullandığı kelime..
1970 yıllarında karakocanda öğrencilik yıllarımda yaşadığım dönemi ani ve şiir biçimde değerli hemşerilerime armağanım olsun .
Abdullah AYDIN
