Bir Sevdadır Karakoçan! |Güncel

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi   Polis Van'da terör estiriyor   U2 Fehmi Tosun için söyledi   Rotinda'yı öldüren büyük ihmal   Türk Devletinden Kürtlere Ramazan Hediyesi : 9 şehit   Bütün bayram programları iptal   Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı"   Küçük Amerika Büyük Amerikaya karşı   "Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor   Onların hayatı hep mevsimlik!   MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!   Ruken çocuk değil mi?   İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü   Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?   Foto Vedat'tan Karakoçan resimleri   Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!   Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!   Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu   Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi   Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi   'Hayır' kılpayı önde!   Elazığ'a Üzücü Haber   Ağrı dağındaki buzullar eriyor   'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'   Türkan Şoray'dan aşk itirafı   Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler   Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'   Bir Kürt askere daha "intihar" dendi   Zılgıt yok mu?   "Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim
haber ekleme rehberi
  • Anasayfa
  • Karakoçan Haberleri
  • Karakoçan Köyleri
  • Kariyer Listesi
  • Foto Album
  • Video Serke
  • Yeni Foto Galery
  • iz Bırakanlar
  • FoRum
  • MMC Tv
  • reklam-iletisim
Anasayfa arrow Dost Linkler
Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi

 

Hakkari'de Türk ordusunun imha operasyonu sonucu çıkan çatışmada 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesi nedeniyle Van ve Hakkari'de bayram programları iptal edildi.

 Polis Van'da terör estiriyor

 

Hakkari'nin Aksu Köyü Bileh û Binevşan bölgesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren 9 HPG'li için BDP Van İl Binası önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya BDP Van Milletvekilleri Fatma Kurtulan ve Özdal Üçer ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce kişi katılırken açıklamadan sonra yürüyüşe geçmek isteyen kitleye polisin müdahalesi sert oldu.

U2 Fehmi Tosun için söyledi

 

İstanbul konserinde ‘’Bu ülkede ne olduğu tüm dünyayı ilgilendiriyor’’ mesajını veren U2, Fehmi Tosun’un adını da şarkıyla onbinlere hatırlattı.

 

Rotinda'yı öldüren büyük ihmal

Diyarbakır'da bisikletten düşen 12 yaşındaki Rotinda şiddetli karın ağrısı şikayetiyle 4 hastaneye başvurmasına rağmen teşhis konulamadı. Doktorların 'psikolojik' olduğunu söyleyerek eve gönderdikleri küçük Rotinda 15 dakika sonra öldü. Yapılan otopside, çocuğun bağırsağının delindiği ortaya çıktı

Bütün bayram programları iptal

 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), eylemsizlik kararına rağmen, Hakkari kırsalında 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesine neden olan askeri operasyonu protesto etmek amacıyla, Ramazan Bayramı nedeniyle yaptığı bütün programları iptal ettiğini açıkladı.

Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı" 

 

Dersim Soykırımı’nı “Her Devrim’de olur”diye meşrulaştıran  Yalçın Küçük, “Dersim ’i CHP ve Türk Devleti yaptı” dedi. Ulusal Kanal’da yayınlanan video’yu yazının devamında izleyebilirsiniz.

Küçük Amerika Büyük Amerika’ya karşı

 

Ayşe Hür  , Taraf

 

 Türkiye dünyada Amerikan düşmanlığının en yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. 1960’lardan itibaren Kıbrıs sorunu ile ilintili olarak ortaya çıkan bu soğukluk 2003 Irak Savaşı sırasında zirveye ulaşmış, Obama’nın seçilmesinden sonra inişe geçmişti. Türkiye’nin İsrail ve İran politikaları yüzünden yaşanan gerginlikleri aşmak için birkaç Türk heyetinin ABD’ye gitmesi, son olarak da ABD Genelkurmay Başkanı Mullen’in, ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi sırasında köprü olma konusunu görüşmek için Türkiye’ye gelmesini bahane ederek, bu haftayı 1939-1980 arası Türk-Amerikan ilişkilerine ayırdım.

"Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor

 

 ABD'de 11 Eylül anma törenleri öncesi ortam gergin. Floridalı bir rahibin anma törenleri sırasında Kuran-ı Kerim yakacağını açıklamasına ABD'nin Afganistan'daki komutanı General David Petraeus tepki gösterdi. Petraeus, "Askerlerimizi ve Afganistan'daki çabalarımızı tehlikeye atar" dedi.

Onların hayatı hep mevsimlik!

 

Mevsimlik işçi olmanın zorluğunu daha derin yaşayan kadınlar, hem tarlada hem çadırda gün boyu durmadan çalışıyor. Yaz aylarında elde ettikleri kazanç ile yılın bütün giderlerini karşılamaya çalışan kadınlar, zorlu yaşamın belkemiğini oluşturuyor.

MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!

 

Bilindiği üzere, MHP; “Türk Milliyetçiliği ve Türk-İslam ülküsünü savunan milliyetçi-ülkücü bir siyasi partidir”. Kurulduğu ilk günden beri milliyetçilik, ırkçılık ve Türklük gururu(!) gibi kaynaklardan beslenir. Bahçeli’nin deyimiyle “Milli şuurla zenginleşmiş”, bütünleşmiş bir partidir.

Ruken çocuk değil mi?

 

Tahliye edilmeyen onlarca çocuktan birisi olan 16 yaşındaki Ruken E., Bakırköy Cezaevi’nde 6 aydır adli mahkumlar içinde tutuluyor. Hakkında yaşı kadar ceza istenen Ruken, “Yasa çıktı diyorlar ama bizi serbest bırakmadılar. Bizi çocuktan saymıyorlar galiba” diye sordu. TMK’daki değişiklik kapsamında sınırlı sayıda çocuk serbest kalırken, özellikle batı illerinde TMK kapsamında yargılanan çocuklar ciddi ayrımcılığa maruz kalıyor. Sadece İstanbul’da, TMK’dan 27 erkek ve 5 kız çocuğu hala tutuklu. Bunlardan birisi de Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutulan Ruken E. isimli çocuk. Mart ayından ‘yasa dışı gösteriye katıldığı’ gerekçesiyle Fatih’te bulunan evine yapılan baskınla gözaltın alınarak tutuklanan Ruken hakkında ‘örgüt üyesi olmak’ ve ‘suç ve suçluyu övmek’ suçlarından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden dava açıldı. Cezaevinde adli mahkumların koğuşunda tutulan Ruken, koğuştan çıkarılması için yaklaşık iki hafta açlık grevi yaptı ancak sonuç alamadı. Hala adli koğuşta tutulan ve ruh sağlığının iyi olmadığı avukatları tarafından bildirilen Ruken’in dosyası TMK değişikliğinin ardından çocuk mahkemesine gönderildi ancak serbest bırakılmadı. 

İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü

 

İrlanda'lı rock grubu U2, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ile görüştü.

1997 yılında çıkarılan "Pop" albümünde, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'u hatırlatan U2 ve Hanım Tosun İstanbul'da bir araya geldi. Grubun Atatürk Olimpiyat Stadı'nda verdiği konser öncesinde kısa bir görüşme yapıldı. 

Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?

 

Yargıtay'ın "Kayıp Trilyon" davasıyla ilgili kararı 2 Ağustosta gazetelerde "Erbakan'a icra ve hapis şoku" başlığıyla yayımlandı, ama kararın uygulanması AKP'nin elindeki Maliye Bakanlığına bağlıydı.

 

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

 

Kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk başkanlığındaki, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) heyeti, Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüştü.

Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!

 

 Ömer Karaman İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve seyyar satıcılık yapan bir Kürt. Devlet deyim yerindeyse ‘güllük gülistanlık’ yaşadığı köyünü yakınca çocuklarını da yanına alarak önce Ankara’ya göç etti. Ankara’da bir inşaatın son katından düşünce fiziki yaşamı felce uğradı ve o da bir iş bulurum diye Kürt göçünün mekanı İstanbul’a göç etti. İş aradı bulamayınca son çareyi seyyar satıcılıkta buldu. Tam boğazlarına ekmek girmeye başladı bu kez de AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta zulmüne uğradı.

 

Giriş / Login






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Karakoçan'da Gazze Duyarlılığı PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Cuma, 18 Haziran 2010

Karakoçan’da Gazze Duyarlılığı

Karakoçan’da Gazze Duyarlılığı

Gazze’deki siyonist İsrail ablukası ve 31 Mayıs sabahı “Mavi Marmara” gemisine yönelik korsan saldırısı, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde düzenlenen bir etkinlikle anlatıldı.

Karakoçan Belediyesi tarafından düzenlenen etkinliğe yazarımız İbrahim Sediyani konuşmacı olarak katıldı. Karakoçan Belediye Parkı'nda halka açık olarak düzenlenecek olan etkinlikte Sediyani, hemşehrilerine 27 Mayıs – 3 Haziran günleri arasında Akdeniz yolculuğu ve Filistin'deki esir kampında yaşananları anlattı. GAZZE AÇIKHAVA HAPİSHANESİKarakoçan Belediye Başkanı Nurettin Arslan (AK Parti)'ın selamlama konuşmasıyla başlayan programda İbrahim Sediyani, önce Gazze'de yaşanan durum ve uygulanan ambargo hakkında bilgiler verdi. Siyonist düşmanla işbirliğini reddedip İslamî direnişi ve özgürce, onurlu bir yaşamı tercih ettiği için Gazze halkının 2006 yılından beri korkunç bir ambargo altında bulunduğunu söyleyen Sediyani, uzunluğu 41 km, genişliği 14 km olan bu toprak parçasına uygulanan ambargonun ortadan kaldırılması için mücadele etmenin onurlu ve erdemli her insanın üzerine düşen bir sorumluluk olduğunu kaydetti. "Mavi Marmara" gemisiyle 27 Mayıs Perşembe akşamı Antalya limanından yolculuğa başladıklarını ve gemide toplam 587 yolcu olduğunu söyleyen Sediyani, "Gazze bugün bir açıkhava hapishanesi. Nüfûsunun % 50'si 15 yaşın altında, % 75'i ise 25 yaşın altında olan Gazze, ambargonun başladığı 2006 yılından bu yana tam bir sefalet ve dram yaşamakta.  Dışarıyla bütün münasebetleri kapatılmış olan Gazze halkına ekmek ve su bile ulaşmamakta. Bu da yetmiyormuş gibi, belli periyodlarla siyonist İsrail'in vahşî saldırılarına uğramakta, Gazzeli çocukların, okullarının ve hastanelerinin, evlerinin üzerine bombalar, savaşlarda bile kullanılması yasak olan kimyasal silahlar atılmakta, binlerce yaşlı, kadın, çocuk öldürülmektedir" ifadelerini kullandı. SABAH NAMAZINDA SALDIRDILAR 30 Mayıs Pazar günü, yolculuğun son etabı için harekete başladıklarını ve toplam 6 gemiyle Gazze'ye doğru harekete geçtiklerini dile getiren İbrahim Sediyani, "Türkiye'den 3 gemi vardı. Mavi Marmara'da biz gönüllüler vardık. Defne Y ve Gazze adlı gemilerde ise yük bulunuyordu" dedi. "Biz yola vermeden denizde 5 gün boyunca askerî tatbikat yapan İsrail, bizim tam Gazze'ye varmak amacıyla son etap yolculuğa başlayacağımız 30 Mayıs günü 68. milde 'atış talimi' yapmaya başlamıştı ki, 68. mil, 'uluslararası sular' oluyordu. İsrail'in 'arama kurtarma sahası' 45 mildi; ama atış talimini 68. milde yapıyordu ve biz de o sıra 90. milde bulunuyorduk" sözleriyle konuşmasını sürdüren Sediyani, 31 Mayıs sabahı saat 04:00 sularında, gemideki yolcular namaz üzerindeyken, yasadışı İsrail terör örgütü korsanlarının saldırısına uğradıklarını söyledi. "Siyonist İsrail bize 72. milde saldırdı. Yani uluslararası sularda. İsrailliler daha gemiye inmeden ateş açtılar. Hem de üç taraftan birden ateş açıyorlardı. Üstten helikopterle, sağdan ve soldan da hücumbotlarla üzerimize kurşun yağdırıyorlar, bomba atıyorlardı. Açıkça katliam yapmaya gelmişlerdi" diyen gazeteci – yazar İbrahim Sediyani, İsrail'den müdahale beklediklerini ancak katliam boyutunun beklediklerinden daha büyük olduğunu dile getirdi. Sediyani, "Eğer bizler direnmeseydik, 9'un çok üzerinde şehid verirdik. İsrail şanlı direnişimiz karşısında korktu; bir buçuk saat gemiyi ele geçiremedi. Bizden korktuğu için daha büyük bir katliam yapamadı. Ancak tamamen katliam amaçlı gelmişlerdi" ifadelerini kullandı. DİRENİŞ VE İNSANLIK DERSİ Kendilerinde bırakın silahı, bir tane bıçak bile olmadığını tekrarlayan Sediyani, "Çünkü biz savaşmaya değil, Gazze halkına yardım götürmeye ve siyonist abluka ve ambargoyu delmeye gidiyorduk, ambargoyu nihaî olarak tamamen ortadan kaldırmak amaçlı yola çıkmıştık" açıklamasında bulundu. İsrail'in gemiye ilk müdahalesinin ateş açmak ve katliam yapmak olduğuna özellikle vurgu yapan yazar, "Dünyanın en güçlü 5. ordusunun en güçlü ve özel eğitimli birimlerine karşı silahsız olarak, tahtalarla ve yumruklarımızla tam bir buçuk saat direndik. Bizim amacımız kimseyi öldürmek değildi; direnişimizin tek amacı vardı, o da İsrail korsanlarının gemiyi ele geçirmelerini engellemekti. Çünkü gemiyi ele geçirirlerse bizi İsrail veya Mısır limanına çekerlerdi; biz buna razı değildik. Üzerimize üç taraftan kurşun ve bombalar yağdıran İsrailliler, daha gemiye bindirme yapmadan iki kardeşimizi şehîd etmiş, birini de yaralamıştı" dedi. İnsanlığa yalnızca direniş dersi değil, insanlık dersi de verdiklerine de işaret eden Sediyani, "Çünkü bizi öldürmek, katletmek için gelmiş olan haydutları esir aldıktan sonra onlara, hiç görmedikleri ve şahid olmadıkları insanca bir muamelede bulunduk. Onlar ateş açıyorlardı, bomba atıyorlardı, arkadaşlarımızı şehid ediyorlardı; fakat biz direnişin başından sonuna kadar 'Hiç kimseyi öldürmeyeceğiz' kararımızdan vazgeçmedik. Arkadaşlarımızı öldüren katilleri biz tedavi ettik. Arkadaşlarımıza, yakınlarımıza kurşunlar yağdıran ve öldüren katiller güruhunun biz yaralarını iyileştirdik, korktukları için yüzlerine kolonya sürdük" şeklinde konuştu. DENİZİN ORTASINDA İŞKENCE VE YAĞMA "Bizleri kelepçeli bileklerimizle, diz çöktürülmüş bir halde kızgın güneşin altında tam 7 saat beklettiler. Gemimiz ta önceki geceden taciz edilmeye başlanmış, sabah namazından başlayarak bir buçuk saat katliama karşı direnmiştik. Hepimiz hem aç, hem yorgun, hem de uykusuzduk. Ne bir dilim yemek yemiş, ne de bir dakika uyuyabilmiştik. Üstelik şehidlerimiz, yaralılarımız vardı. O halimizle bizi tam 7 saat kızgın güneşin altında beklettiler. Üstelik ellerimiz kelepçeli ve diz çöktürülmüş bir halde. Birçoğumuz gözlerimizi zor açabiliyorduk; uykusuzluktan yere çömelen kardeşlerimizi tekmeleyerek, üzerine bağırarak dik durmaya zorluyorlar; tuvalet ihtiyacında bile kelepçeleri açmıyorlardı. İnsanlar, elleri kelepçeli olduğu halde tuvalete girip çıkıyordu. Üstelik üzerimizde sürekli helikopterle uçuş yapıyorlardı. Helikopter tam üzerimize gelince mahsustan duruyordu; helikopterin o müthiş rüzgârıyla nerdeyse denize uçacağız sanıyorduk" açıklamasında bulunan Sediyani, bütün bunları kasıtlı olarak, sırf işkence etmek amacıyla yaptıklarını dile getirdi. 7 saat sonra geminin içine girdiklerinde korkunç gerçekle karşılaştıklarına işaret eden gazeteci, yazar, şair ve aktivist İbrahim Sediyani, Bütün eşyalarımız tekmelenmiş, yağmalanmış, gaspedilmişti. Fotoğraf makinalarımızı, cep telefonlarımızı, kitaplarımızı, elbiselerimizi, çoraplarımıza ve iç çamaşırlarımıza varıncaya kadar her şeyimizi yağmalamış ve almışlardı. Gerçek anlamda korsanlık yapmışlardı. Demek ki karşımızda sadece dünyanın en korkak ve ödlek ordusu değil, aynı zamanda en hırsız ordusu da vardı. Qûr'an-ı Kerîm'leri bile fırlatıp atmışlardı yere.Demek biz dışarıda kızgın güneşin altında bekletilirken, onlar ganimet paylaşımı yapıyorlardı" dedi. SİYONİSTLER ZAFER HAVASINDAYDILAR Gemideki 7 saatlik işkence ve eziyetten sonra İsdud (Aşdod) limanına doğru hareket edildiğini, saatler süren bir yolculuktan sonra geminin işgal altındaki Filistin topraklarına vardığını ve İsdud (Aşdod) limanına yanaştığını aktaran Sediyani,  "Gemimiz siyonist işgal altındaki Filistin ülkesinin kıyılarına yanaştırıldığında, akşam namazına yarım saat kadar bir zaman kalmıştı" dedi. "Geminin içindeyken, bizimle birlikte olan Arap kökenli İsrail milletvekili Hanin Zuabi, bütün yolcuları 'Sizin önünüze ne tür kâğıt koyarlarsa koysunlar, kesinlikle onların size uzattığı hiçbir kâğıda imza atmıyorsunuz' diye uyardığını söyleyen Sediyani, "Bizler de o ne söylese uyuyorduk; çünkü içimizde siyonist teröristleri en iyi tanıyan oydu" ifadelerini kullandı. Gemi kıyıya yanaştığında kendilerini kalabalık bir deniz ordusunun karşıladığını belirten Sediyani, "Bizler geminin penceresinden dışarıyı seyrediyorduk; siyonist teröristler büyük bir zafer kazanmışlarcasına biribirlerini kutluyorlardı" dedi. ÜÇ GÜNLÜK ESARET SONUNDA GELEN HÜRRİYET "Gemi kıyıya yanaşınca bizi hemen dışarı çıkartmadılar; en az bir buçuk – iki saat kadar gemide bekletildik. Sonra bizleri teker teker dışarı çıkardılar" diyen yazar,  her yolcuyu, ellerini yeniden kelepçeleyerek tek tek dışarı çıkarttıklarını aktardı. "Dışarı çıkartırken hem ellerini kelepçeliyorlar, hem de sağından ve solundan bir asker tutuyordu. Ayrıca gemiden çıkardıkları her yolcunun tek tek fotoğraflarını çekiyorlardı. Dışarıda, limanda bizler için sorgu çadırları kurmuşlardı ve biz ilk kez görüyorduk ama sizler, biz daha yolculuk halindeyken o çadırları televizyon ekranlarından izlemiştiniz" diyen Sediyani, gemiden çıkarttıkları ilk yolcunun Beled (Ulusal Demokratik Parti)'den İsrail parlamentosu Knesset'e girmiş olan milletvekili bayan Hanin Zuabi olduğunu belirtti. Dışarıya çıkartılan her yolcunun "Mavi Marmara"daki esir yolcular tarafından coşkulu bir şekilde alkışlandığını ve alkışlarla gönderildiğini aktaran Sediyani, İsrail askerleri tarafından çıkartılan yolcunun da alkışlayan yolculara el sallayarak çıktığını söyledi. "Bu moral amaçlı alkış furyasını hanım kardeşlerimiz başlatmıştı ve hanımlar, esaret süresi boyunca erkek kardeşlerinin morallerini yüksek tutmak için her şeyi yapıyorlardı" diyen Sediyani, geceyarısı esir araçlarına bindirildiklerini anlatarak, "600 kişiye yakındık; bizler için onlarca araç tahsis etmişlerdi. İstud (Aşdod) kentindeki sorgu ve işlemlerden sonra bizi esir arabalarına bindirdiler ve cezaevine doğru yolculuk başladı. Bizi götürdükleri cezaevi, işgal altındaki Filistin ülkesinin güneyindeki Bur'el- Seb'â (Be'er Şeba) kentindeki 'Ela Cezaevi' idi. Fakat bizler oraya doğru götürülürken nereye götürüldüğümüzü bilmiyorduk. Bunu oraya gittikten sonra öğrendik" dedi. Sediyani, iki gün İsrail zindanlarında kaldıktan sonra Türkiye'nin ve dünya kamuoyunun baskısı sonucu serbest bırakıldıklarını ve Tel Aviv'de uçağa bindirilerek İstanbul'a getirildiklerini söyledi.  Nursel ŞengezerHaksöz Haber / Karakoçan
Görüntüleme sayısı: 1011

Yorumlar (3)
1. 21-06-2010 23:11
 
gazze
Gazzeye yardim etmek icin yola cikanlar simdide halkin arasinda aglamaya cikmislar.Gucleri israil karsisinda direnmeye yetmeyince bu yeni yontemi deniyorlar.Birazda yari mahcup olarak.Cunku asil gazzeyi burunlarinin dibinde gormeyecek kadar kor ve sagirdirlar.
Misafir
Bildir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
2. 19-06-2010 10:28
 
ya Bizim Gazze
Nedense "bizim Gazze(Yuksekova)" da kafasina Turk ozel harekat timleri (polisleri) tarafindan dipcikle vurup komalik yaptiginda ve hatta yine Turk Polisleri tarafindan kameralar karsisinda kolu kirilan diger bir Kurt gencini, Filistindeki yasitlarinin isgalci Israil askerlerine yaptigi gibi Isgalci Turk askerlerine tas atan ve cezaevine konan 9-15 yas arasi Kurt cocuklari hakkinda sus pus kalanlar Allah yolunda, din adina, insanlik adina bir caba icerisinde olduklarina nasil inanabiliriz. Kemaralar karsisinda o gencin kolunu kiran 3 Turk polis hala serbest geziyor. Diyarbakirda Recep Tayip Erdogan 'Kadin da olsa cocuk da olsa benim polisim vurur' dediginde yine Turk polisi evinin balkonunda bulunan 8 yasindaki Abdullah DURAN,ve yine evinin bahcesinde bulunan 9 yasindaki baska bir Kurt cocugu Turk polisinin kursunlarina hedef olmustu. Israilin Filistine yaptigi zulmu, Kurtlere aratmayan Turk Devleti ve Yoneticilerinin fasizan zulmunden bahsetmeyenler ne kadar musluman olabilirler. Israilliler, tas atabn 13 yasindaki Filistinli cocuklari aylarca iddianamesiz tutuklamadilar.
Misafir
Bildir
 
Haci Muhammed
3. 18-06-2010 18:01
 
Yasasin AKP ,Biji Tayippppppp
Masallah, 
Ibrahim Bey Kardesimize insallah nazar deymez. 
Tam bir Gercek Mücahit desek 
yeridir. 
Insallah Mücahit tayip,in 
oyununa gelmemistir. 
Ne dersiniz?????
Misafir
Bildir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2007 by Arthur Konze - www.karakocan.info
All right reserved

 
[ Geri ]

İş Rehberi / Golden Guide

Kayıt Ekle
Arama

POPULAR BÖLGESEL HABERLER

  • TSK, Kürdistan Ormanlarını Yakmaya Devam Ediyor
  • Bingöl'de ormanlık alan ateşe verildi
  • Çırav dağı eteklerinde coşkulu festival
  • Diyarbakır'a Kürtçe tabelalar geliyor
  • DTP, oybirliğiyle "demokratik özerk"liği kabul etti

Arşiv Menüsü / Archives

Bölüm Haberleri / Section
Köşe Yazıları / Authors
Olaylar ve insanlar Arşivi
Dost Linkler
Bizden Biri Arşivi

Popular Haberler

  • Karakoçan'da Polis Aracı Devrildi...
  • Sabire Yaman 'ı vuran polis tutuklansin
  • Türk Askerleri bir 'Ceylan'ı daha öldürdü !
  • Elazığ 8. Kolordu Komutanına Tutuklama
  • 'BDP Dörtyol'a mutlak girecek'

karakocan.info bizbize forumu

Karakoçan'da iz birakanlar (2613h 36min)
Medin a?a... (2613h 48min)
Kemalett?n gÜverc?n (2613h 49min)
Karakoçan’?m bir sevdad?r (2665h 32min)
Navên gundê depê nivisîne, xwe... (2697h 52min)

foruma git...

Ziyaretçi Defteri/ Guest Book

erkan coşkun
Sevgili site editörüne; karakoçanlı,kığılı,mazgirtli,nazimiyeli,kovancılarlı,palulu hemşerilerim.B
Devam Et
Deftere Yaz

POPULAR KÖŞE YAZILARI

  • Sürgün
  • Şiddet ahtapotu
  • Munzur Festivalinde Mazlum DOĞAN unutulmamalıdır
  • Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan
  • Kurêşan Aşireti ve "Gandi" Kemal'in "Türkmenleşmesi"

Giriş/Login Menü






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Implemented by haagseDesign | Disclaimer | Bize Ulaşın iletisim

İçerik sunucu karakocan.info sitesi; yayımlanan herhangi bir içerik (media-text) veya içeriklerden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak sorumluluk kabul etmez.

©Karakoçan Sevdalıları