Bir Sevdadır Karakoçan! |Güncel

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!   Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!   Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu   Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi   Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi   'Hayır' kılpayı önde!   Elazığ'a Üzücü Haber   Ağrı dağındaki buzullar eriyor   'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'   Türkan Şoray'dan aşk itirafı   Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler   Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'   Bir Kürt askere daha "intihar" dendi   Zılgıt yok mu?   "Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim   Yeni bir hücre keşfedildi   Erdoğan'dan Amed'e yeni zindan 'müjdesi'   'Dün Devlet - Bugün Cemaat'   Yine, yeni, yeniden arabesk   12 yıl önce aslında ne oldu   Kimse duymazken (U2) Bono duymuştu...   İsrail, Heronları sessizce teslim etti   Türkiye AKP iktidarı döneminde İsrail'e para akıtıyor   Hangi yüzle Erdoğan?   Dersim Ovacık ilçesindeki ormanlık alanlarda yangın çıktı.   "Kudüs'ü Filistin'le paylaşmaya hazırız"   Yahudilerin Mezopotamya'yı vatan olarak istemediklerini anlatan kitap: "Pazarlık"   Osmanlı Filistin'i Yahudilere borcuna karşılık mı verdi?   Kurtlar Vadisi'nden "Kürdistan" Haritası   ABD'li basketbolcu Türklere "Ölü eşek gibi kokuyorlar" dedi
haber ekleme rehberi
  • Anasayfa
  • Karakoçan Haberleri
  • Karakoçan Köyleri
  • Kariyer Listesi
  • Foto Album
  • Video Serke
  • Yeni Foto Galery
  • iz Bırakanlar
  • FoRum
  • MMC Tv
  • reklam-iletisim
Anasayfa arrow Dost Linkler
Salı, 07 Eylül 2010

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

 

Kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk başkanlığındaki, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) heyeti, Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüştü.

Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!

 

 Ömer Karaman İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve seyyar satıcılık yapan bir Kürt. Devlet deyim yerindeyse ‘güllük gülistanlık’ yaşadığı köyünü yakınca çocuklarını da yanına alarak önce Ankara’ya göç etti. Ankara’da bir inşaatın son katından düşünce fiziki yaşamı felce uğradı ve o da bir iş bulurum diye Kürt göçünün mekanı İstanbul’a göç etti. İş aradı bulamayınca son çareyi seyyar satıcılıkta buldu. Tam boğazlarına ekmek girmeye başladı bu kez de AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta zulmüne uğradı.

 

Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu

 

Yaklaşık 150 bin kişinin katıldığı miting öncesinde bir konuşma yapan BDP İl Başkanı Nijad Yaruk, devrim şehitleri anısına kitleyi bir dakikalık saygı duruşuna davet ettikten sonra, önceki gün aynı meydanda miting düzenleyen Türk Başbakan Erdoğan'a seslenerek, "Urfa'dan, Antep'ten, Mardin'den, Batman'dan, Elazığ'dan adam toplayanlar gelsin bu meydanı görüp utansınlar" diyerek mitinge katılanlara teşekkür etti.

Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi

 

Diyarbakır'da Kız kardeşlere işkence

Polis bu kez Adliye'nin içinde işkence yaptı. Adliye'ye gelen iki kız kardeş önce herkesin önünde üzerleri çıkarılarak aranmak istendi; duruma karşı çıkınca 5,5 saat boyunca kapatıldıkları odada dayak yediler. İki kız kardeşin gittiği doktor ise vücutlarında işkence izlerinden oluşan morluklara karşın "sağlam" raporu hazırladı. Polisler bununla da kalmadı kız kardeşler hakkında şikayetçi oldu.

'Hayır' kılpayı önde!

 

Sonar Araştırma Şirketi’nin yaptığı Anayasa değişikliği referandumu araştırması, "hayır" oylarının çok az farkla önde olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre "hayır" oylarının oranı yüzde 50.13, "evet" oylarının oranı ise yüzde 49.87 seviyesinde.

Elazığ'a Üzücü Haber

 

Doğuş yayın grubuna ait olan CNBC-e Business dergisi tarafından yapılan araştırmaya göre yaşanabilir şehirler sıralamasında 2007 yılında 10. sırada yer alan Elazığ 2008 yılında 7 basamak gerileyerek 17. sırada yer almıştı. Her geçen yıl daha fazla düşüşe geçen Elazığ 2009 yılında ise 23 sıra gerileyerek 40. sırada yer aldı…

Ağrı dağındaki buzullar eriyor

 

Ağrı dağının deniz seviyesinden 4 bin 500 metre yükseklikten itibaren kendini gösteren şapka buzulları, küresel ısınma nedeniyle eriyor. Bu erime nedeniyle zirveye yakin yerlerde buzul dereler oluştu.

 

'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'

 

Dersim’de askeri operasyonlar sırasında çıkartılan yangınlara karşı tepkiler giderek büyüyor. 'Artık yeter' sloganıyla İstanbul Taksim'de, Dersim Dernekleri Federasyonu Munzur’u Koruma Kurulu (DDF) öncülüğünde toplanan yüzlerce kişi, Dersim’i saran yangınlara müdahale edilmemesine “Dersim yanıyor hey insanlık neredesin?' diye sorarak isyan ettiler. 

Türkan Şoray'dan aşk itirafı

Mehmet ÇİL/DATÇA, Hürriyet  

 

Muğla’nın Datça İlçesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen, ‘Uluslararası Datça Sinema ve Kültür Festivali' açılış töreni ile başladı. 3- 9 Eylül tarihleri arasındaki festivalin açılış gecesinin onur konuğu olan Türkan Şoray, soru üzerine de “Yılmaz Güney ile film çevirseydim herhalde ona aşık olurdum” dedi.

Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler

Haydar IŞIK

Osmanlı sultanları, iki dudağı arasından dökülen lakırdıyla devlet yönetirlerdi. ‘’Tezelden vurun kellesini!’’ dediler mi, padişaha kelle giderdi. Peki şimdi değişen bir şey mi var? Başbakan: ‘’Öcalan’la görüşeni partimde yaşatmam” diyor. Bu nasıl partidir ki, bir kişinin sultası altındadır? Günlerdir, Kürtlere karşı müthiş bir dezenformasyon ve karalama yaptığını görüyoruz. Genlerinde barış dışında kan, irin ve savaş olan Erdoğan, İslamo-Türk ırkçılığıyla Kürtlere vurup, milliyetçiliği yükseltip ırkçı-faşist sahil oylarını kapmak istiyor. ‘’Apo afedilemez çünkü, 7 bin vatan evladının ölümüne neden olmuştur’’ diyor. Başbakan; 7 bin vatan evladının ölümünden bahsederken, katlettikleri on binlerce Kürdü ayrı tutuyor. Ölüleri bile ayıran Müslüman Türk Başbakan, sağları haydi haydi ayırır. AKP yandaşı düşkün Kürtler bu söylemden biraz acı duymaz mı? 17 bin faili meçhul, 30-40 bin Kürt katleden devletin Başbakan’ı sadece ‘’7 bin vatan evladından’’ sözediyor. Peki katledilen bu Kürtler kimin evladıdır?

 

Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'

 

Musul Valisi Asil Nucefi, Kürt köylerini Araplaştırma amacıyla 160 Arap aileyi Şebek Kürtlerin bulunduğu bölgeye yerleştirme kararı aldı.

Bir Kürt askere daha "intihar" dendi

 

Kışlalarda Kürt askerlerin 'intiharı' sürüyor!

Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Gümüşakar Jandarma Karakol Komutanlığında Kürt kökenli jandarma Er 20 yaşındaki Mehmet Sefa Gölgü’nün intihar ettiği ileri sürüldü.

Zılgıt yok mu?

 

Mehveş Evin, Milliyet

 

Başbakan Erdoğan’ın merakla beklenen Diyarbakır mitingi öncesi sokaklar, çarşı pazar kalabalık... Eski Yoğurtçu Pazarı’nda ve Hasanpaşa’da dolaşırken esnafla sohbet ettikçe, “evet”ler kadar “boykot” diyenlere de rastlıyoruz. İşte mitingden notlar:

"Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim

 

Mustafa ELVEREN

 

“Cumartesi Anneleri” olarak kendilerini tanımlayan binlerce kayıp yakınları yıllardır haftanın her Cumartesi günü seslerini duyurmak için oturma eylemi yapmaktadırlar. 279. Oturma eyleminde Türkiye Başbakanı Erdoğan binlerce acılı aileler için; “Ne iş yaptıklarını bilmiyorum. Cumartesi anneleri birilerince kullanılıyor” demişti.

Yeni bir hücre keşfedildi

 

Romanya’nın Bükreş kentinde büyük bir bilimsel buluşa imza atıldı. Victor Babes Ulusal Patoloji Enstitüsünde yeni tip bir hücre keşfedildi.

Giriş / Login






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Salı, 27 Temmuz 2010

Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan

 

İbrahim Sediyani                                                                                                     

     Gemiler kalkıyor.


     Dünyanın dört bir yanından gemiler kalkıyor.


     Gemiler yeni bir dünyanın, yeni bir medeniyetin, yeni bir bilinç halkasının temellerini atmak için kalkıyorlar limanlardan. Dünyanın ve insanlık ailesinin uyuyan vicdanını, erdem ve fazilet duygularını harekete geçiriyor bu gemiler.


     Gemiler modern zamanlar insanının yitirdiği, yabancılaştığı tüm insanî ve ahlakî hasletlerin yeniden kalplerde yeşermesine, bilinçlere kazınmasına ve yerküresinde filizlenmesine vesile oluyor.


     Gemiler gemiler kalkıyor limanlardan limanlardan.


     Antalya’dan kalkıyor, Atina’dan kalkıyor, Beyrut’tan kalkıyor, Barcelona’dan kalkıyor.


     Yeni bir anlayış, yeni bir algı, yeni bir bakış egemen oluyor yeryüzüne.


     Kullandığımız tüm sözcüklere yeni anlamlar yüklüyor bu gemiler. Verdiğimiz bütün isimlerin anlamını değiştiriyorlar.


     Başka türlü bir direnişçi kimlik, bambaşka bir devrimci anlayış kazandırıyorlar onur ve izzet sahibi insanlara.


     Yeni bir devrime yolculuk yapıyor bu gemiler. Devrimlerin en pak olanını, en fıtrî, en duru, en arı olanını gerçekleştiriyorlar.


     Savaşla değil barışla, kavgayla değil dayanışmayla, silâhla değil sevgiyle gerçekleştirilen bir devrim bu.


     Gemiler gemiler kalkıyor limanlardan limanlardan.


     Aden’den kalkıyor, Stockholm’dan kalkıyor,  Cezayir’den kalkıyor, Baile Átha Cliath’tan kalkıyor.


     Dünyanın dört bir yanından insanlar biniyor gemilere.


     Tenleri farklı, gözleri farklı, dilleri farklı, kıyafetleri farklı, ibadetleri farklı, şarkıları farklı, hikâyeleri farklı insanlar biniyor. Yaşlılar biniyor, gençler biniyor, çocuklar biniyor, erkekler biniyor, kadınlar biniyor, delikanlılar biniyor, genç kızlar biniyor.


     Üç dînden, dört kitaptan, beş ırktan, altı kıt’âdan ve yedi iklimden insanlar biniyor gemilere.


     Nebatiyeli Said, Larissalı Anysia biniyor.


     Valencialı José, Jakartalı Jasmin biniyor. 


     Karaçili Ranjid, Napolili Franciska biniyor.


     Belfastlı Ryan, Şirazlı Pervin biniyor.


     Bamakolu Ayodele, Dinyeperli Ljudmila biniyor.


     Oslolu Sven, Sivaslı Esra biniyor.


     1962 bağımsızlık savaşında henüz üç yaşında bir kız çocuğu olan Cezayirli Süha teyze biniyor.


     1991 Kafkasya kalkışmasında henüz onyedi yaşında bir delikanlı olan Mohaçkaleli Mirza abi biniyor.


     1992 Bosna soykırımında kaybolan iki ağabeyinden yıllardır haber alamayan Mostarlı Hafiza biniyor.


     Beyaz Adam’ın Uzakdoğu’daki uğursuz varlığına en güçlü darbeyi vuran 1975 Vietnam devrimiyle aynı yaşta olan Saygonlu Tiang biniyor.


     Okuldan artan zamanında küçük bir pastanede çalışıp dondurma satarak aile bütçesine katkıda bulunan Palermolu Giovanni biniyor.


     İki ay sonraki düğününde beyaz gelinlik giyecek olan İsfahanlı Fatımâ biniyor.

      Muhabir olarak çalıştığı yerel bir gazete için sabahtan akşama kadar elinde fotoğraf makinâsıyla haber kovalayan Marsilyalı André biniyor. 
    Üçüncü sınıfında okuduğu üniversiteyi bitirdiğinde bilgisayar mühendisi olacak olan Kalkütalı Ranjana biniyor.


     Umutlar biniyor, düşler biniyor, özlemler biniyor, dilekler biniyor.


     Milyonların dûâsı biniyor.


     Babaların kabaran göğüsleri, annelerin ıslanan gözleri, dostların uğurlayan elleri, sevgililerin çarpan kalpleri biniyor.


     Gemiler gemiler kalkıyor limanlardan limanlardan.


     Hind Yarımadası’ndan kalkıyor, Aden Körfezi’nden kalkıyor, Mağrib’den kalkıyor, İyon Denizi’nden kalkıyor, İberya’dan kalkıyor, Britanya’dan kalkıyor, İskandinavya’dan kalkıyor.


     Gemiler açık denizlere doğru yol alıyor.


     Akdeniz sularına açılıyor.


     Gemiler insan taşıyor, insanî yardım taşıyor. Umut taşıyor, onur taşıyor, haysiyet taşıyor, kardeşlik taşıyor, barış taşıyor, sevgi taşıyor.


     Milyonların dûâsını taşıyor.


     Üç dîn, dört kitap, beş ırk, altı kıt’â ve yedi iklim taşıyor bu gemiler.


     Babaların kabarık göğüslerini, annelerin ıslak gözlerini, dostların havadaki ellerini, sevgililerin kor kor kalplerini taşıyor.


     Saldırıya uğruyor gemiler açık denizlerde. Saldırıya uğruyor insanlık.


     Saldırıya uğruyor üç dîn, dört kitap, beş ırk, altı kıt’â ve yedi iklim.


     En gelişmiş silâhlarla saldırıyor İblis’in askerleri. Vahşîce saldırıyor, acımasızca saldırıyor. 1492’deki gibi saldırıyor. 1925’teki gibi, 1945’teki gibi, 1992’deki gibi, 2006’daki gibi saldırıyor İblis’in ordusu.


     Endülüs’te saldırdığı gibi saldırıyor. Cezayir’de saldırdığı gibi, Mogadişu’da saldırdığı gibi, Kandahar’da saldırdığı gibi saldırıyor. Dara Hênê’de saldırdığı gibi, Zilan’da saldırdığı gibi, Grozni’de saldırdığı gibi, Mostar’da saldırdığı gibi saldırıyor.


     Bir direniş yükseliyor Akdeniz’in ortasında. Mavi bir İntifada yükseliyor Akdeniz’in sularından göğe doğru.


     Tekbirler yükseliyor, çığlıklar yükseliyor, feryâdlar yükseliyor.


     Milyonların dûâsı yükseliyor.


     Dokuz can vuruluyor denizin ortasında. Dokuz yiğit vuruluyor tertemiz alınlarından.


     Dokuz gezegen batıyor, dokuz yıldız sönüyor.


     Şehîdlerin kızıl kanları karışıyor mavi sulara.


     Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına.


     Dağ gibi duran, gül gibi kokan, ceylan gibi bakan, nehir gibi akan dokuz hayat düşüyor. Ömrüne doymamış hayatlar, Allâh’a adanmış bedenler düşüyor.


     İbrahim’in dûâsı, Hacer’in çilesi düşüyor Akdeniz sularına.


     Meryem’in kucağı, Yusuf’un rüyâsı düşüyor.


     Musa’nın âsâsı, İsa’nın tasası düşüyor.


     Ashab-ı Kehf’in uykusu, Ashab-ı Uhdud’un ateşi düşüyor Akdeniz sularına.


     Hamza’nın, Ebû Zerr’in yalnızlığı düşüyor.


     Ali’nin suskunluğu, Fatımâ’nın huzuru düşüyor.


     Hüseyn’in acısı, Zeyneb’in çığlıkları düşüyor.


     Çocuklarına zehir içirilen Kevser’in pâk suları düşüyor.


     Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına. Dokuz can vuruluyor denizin ortasında. Dokuz yiğit vuruluyor tertemiz alınlarından.


     Şeyh Ahmed Yasin’in serzenişleri düşüyor Akdeniz sularına.


     Meryem Cemile’nin fedâkârlığı, Zeynep Gazalî’nin hüznü, Bintül Hüda’nın çilesi düşüyor.


     Aliya İzzebegoviç’in yalnızlığı, Ali Şeriâtî’nin kalemi düşüyor.


     Malcolm X’in bakışları düşüyor Akdeniz sularına.


     Ömer Muhtar’ın, Şeyh Sâîd’in darağacındaki sözleri düşüyor.


     Fadlullâh’ın, Nasrullâh’ın açtığı evrensel çığır düşüyor.


     Lübnanlı bebek Abbas Muhaqqid Haşim’in mavi emziği düşüyor Akdeniz sularına.


     Srebrenitza’da açan artemis çiçekleri düşüyor üzerine konan mavi kelebeklerle birlikte.


     Karamay’da kapısına kilit vurulan mescîdlerin kıblesi düşüyor.


     Kapısından kovulduğu üniversiteden hıçkıra hıçkıra ağlayarak ayrılan kızların mavi mavi başörtüleri düşüyor.


     Kızıltepeli küçük Uğur’un ilkokul önlüğü, Liceli küçük Ceylan’ın ceylan gözleri, İzmirli küçük Sercan’ın ipek saçları düşüyor.


     16 yaşındaki Canan’ın geride bıraktığı tek hatıra olan vesikalık fotoğrafı düşüyor Akdeniz sularına.


     Saldırıya uğruyor gemiler açık denizlerde. Saldırıya uğruyor insanlık.


     Dokuz can vuruluyor denizin ortasında. Dokuz yiğit vuruluyor tertemiz alınlarından.


     Dokuz damla kan düşüyor Akdeniz sularına.


     Mavi Marmara gemisinden anlamlı bir mesaj yayılıyor tüm dünyaya. Akdeniz’in ortasından tüm insanlığa bir mesaj yollanıyor.


     Mavi Marmara tüm dünyaya, tüm insanlığa bir mesaj gönderiyor.


     Bu mesaj Arap Yarımadası’na ulaşıyor, Nil Deltası’na ulaşıyor, Mezopotamya’ya ulaşıyor, Kafkasya eteklerine ulaşıyor, Maveraünnehir’e ulaşıyor, Fergana vadisine ulaşıyor, Sibirya steplerine ulaşıyor, Mançurya kıyılarına ulaşıyor, Sarıdeniz’e ulaşıyor.


     Kürdistan’daki şekerpancarı tarlalarına, Kırgızistan’daki buğday tarlalarına, Kamboçya’daki pirinç tarlalarına ulaşıyor.


     Yemen’deki hurma bahçelerine, Korsika’daki portakal bahçelerine, Endülüs’teki nar bahçelerine ulaşıyor.


     Bu mesaj Paris’in, Brüksel’in, Londra’nın varoşlarına ulaşıyor.


     Kuzey Denizi’nin kirli sularındaki petrol arama tesislerinde en ağır şartlarda çalışan Karibikli ilticacılara ulaşıyor.


     Hollanda’daki lale bahçelerinde çalışan Surinamlı sömürgelere ulaşıyor.


     Otuz kişi birden küçücük bir sandala bindirilip açık denizlere salıverilen Afganlı mültecilere ulaşıyor.


     Çukurova’daki pamuk tarlalarında “yere düşen bulutları” toplayan Kürt ırgatlara ulaşıyor.


     Kafkasya’nın yalçın dağlarında “güneş görmeyen sularda” yıkanan Çerkez dağlılarına ulaşıyor.


     Küçük sandallarıyla her sabah güneş doğmadan Antananarivo’dan okyanus sularına açılan İkongo balıkçılarına ulaşıyor.


     Guangdong’daki oyuncak fabrikalarında zorla çalıştırılan Uygur işçilere ulaşıyor.                 


     Karakorum eteklerinde doktorun ve elektriğin girmediği Hunzakut köylerine ulaşıyor.


     Bu mesaj Lakota’nın gümüş ırmaklarında yıkanan Kızılderililer’e ulaşıyor.


     Bolivya yerlilerine, Guatemala yerlilerine ulaşıyor.


     Mavi Marmara gemisinden anlamlı bir mesaj yayılıyor tüm dünyaya. Akdeniz’in ortasından tüm insanlığa bir mesaj yollanıyor.


     Mavi Marmara tüm dünyaya, tüm insanlığa bir mesaj gönderiyor.


     Bu mesaj tüm coğrafyalara, tüm şehirlere, tüm halklara ulaşıyor.


     Bu mesajı alan limanlardan şimdi çok, çok, daha çok gemiler kalkıyor. Peşpeşe kalkıyor gemiler mesajı alınca.


     Gemiler gemiler kalkıyor limanlardan limanlardan.


     Gemiler yeni bir dünyanın, yeni bir medeniyetin, yeni bir bilinç halkasının temellerini atmak için kalkıyorlar limanlardan. Dünyanın ve insanlık ailesinin uyuyan vicdanını, erdem ve fazilet duygularını harekete geçiriyor bu gemiler.


     Gemiler modern zamanlar insanının yitirdiği, yabancılaştığı tüm insanî ve ahlakî hasletlerin yeniden kalplerde yeşermesine, bilinçlere kazınmasına ve yerküresinde filizlenmesine vesile oluyor.


     Tıpkı bir şiirin mısrâları gibi bu gemiler. Bir makalenin cümleleleri gibi, bir şarkının bestesi gibi, bir mektubun sözleri gibi.


     Bir babanın gururu, bir annenin kucağı, bir çocuğun bakışları, bir dostun dûâsı, bir sevgilinin gözleri gibi.


     Gemiler gemiler kalkıyor limanlardan limanlardan.


     Gemiler kalkıyor.


Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır  

 


Görüntüleme sayısı: 729

Yorumlar (1)
1. 31-07-2010 21:05
 
gemi sendromu
Ibrahim Arkadasimiz büyük ihtimale iyi niyetinden dolayi böyle bir yolculuga 
ortakolmustur diye düsünüy- 
orum, ancak AKP,de onun iyi niyetini sömürüp kend- 
isine alet etmislerdir.  
Kendisine Dost olarak tavs- 
iyem onlardan uzak durmasi. 
Silaw ù Hurmet
Misafir
Bildir
 
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2007 by Arthur Konze - www.karakocan.info
All right reserved

 
[ Geri ]

İş Rehberi / Golden Guide

Kayıt Ekle
Arama

POPULAR BÖLGESEL HABERLER

  • TSK, Kürdistan Ormanlarını Yakmaya Devam Ediyor
  • Bingöl'de ormanlık alan ateşe verildi
  • Diyarbakır'a Kürtçe tabelalar geliyor
  • Çırav dağı eteklerinde coşkulu festival
  • DTP, oybirliğiyle "demokratik özerk"liği kabul etti

Arşiv Menüsü / Archives

Bölüm Haberleri / Section
Köşe Yazıları / Authors
Olaylar ve insanlar Arşivi
Dost Linkler
Bizden Biri Arşivi

Popular Haberler

  • Karakoçan'da Polis Aracı Devrildi...
  • Sabire Yaman 'ı vuran polis tutuklansin
  • Türk Askerleri bir 'Ceylan'ı daha öldürdü !
  • Bozkurt: 'Dörtyol Emniyeti bizi korumadı'
  • 'BDP Dörtyol'a mutlak girecek'

karakocan.info bizbize forumu

Karakoçan'da iz birakanlar (2555h 38min)
Medin a?a... (2555h 50min)
Kemalett?n gÜverc?n (2555h 51min)
Karakoçan’?m bir sevdad?r (2607h 34min)
Navên gundê depê nivisîne, xwe... (2639h 55min)

foruma git...

Ziyaretçi Defteri/ Guest Book

erkan coşkun
Sevgili site editörüne; karakoçanlı,kığılı,mazgirtli,nazimiyeli,kovancılarlı,palulu hemşerilerim.B
Devam Et
Deftere Yaz

POPULAR KÖŞE YAZILARI

  • Sürgün
  • Munzur Festivalinde Mazlum DOĞAN unutulmamalıdır
  • Şiddet ahtapotu
  • Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan
  • Kurêşan Aşireti ve "Gandi" Kemal'in "Türkmenleşmesi"

Giriş/Login Menü






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Implemented by haagseDesign | Disclaimer | Bize Ulaşın iletisim

İçerik sunucu karakocan.info sitesi; yayımlanan herhangi bir içerik (media-text) veya içeriklerden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak sorumluluk kabul etmez.

©Karakoçan Sevdalıları