Bir Sevdadır Karakoçan! |Güncel

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi   Polis Van'da terör estiriyor   U2 Fehmi Tosun için söyledi   Rotinda'yı öldüren büyük ihmal   Türk Devletinden Kürtlere Ramazan Hediyesi : 9 şehit   Bütün bayram programları iptal   Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı"   Küçük Amerika Büyük Amerikaya karşı   "Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor   Onların hayatı hep mevsimlik!   MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!   Ruken çocuk değil mi?   İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü   Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?   Foto Vedat'tan Karakoçan resimleri   Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!   Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!   Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu   Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi   Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi   'Hayır' kılpayı önde!   Elazığ'a Üzücü Haber   Ağrı dağındaki buzullar eriyor   'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'   Türkan Şoray'dan aşk itirafı   Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler   Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'   Bir Kürt askere daha "intihar" dendi   Zılgıt yok mu?   "Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim
haber ekleme rehberi
  • Anasayfa
  • Karakoçan Haberleri
  • Karakoçan Köyleri
  • Kariyer Listesi
  • Foto Album
  • Video Serke
  • Yeni Foto Galery
  • iz Bırakanlar
  • FoRum
  • MMC Tv
  • reklam-iletisim
Anasayfa
Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi

 

Hakkari'de Türk ordusunun imha operasyonu sonucu çıkan çatışmada 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesi nedeniyle Van ve Hakkari'de bayram programları iptal edildi.

 Polis Van'da terör estiriyor

 

Hakkari'nin Aksu Köyü Bileh û Binevşan bölgesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren 9 HPG'li için BDP Van İl Binası önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya BDP Van Milletvekilleri Fatma Kurtulan ve Özdal Üçer ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce kişi katılırken açıklamadan sonra yürüyüşe geçmek isteyen kitleye polisin müdahalesi sert oldu.

U2 Fehmi Tosun için söyledi

 

İstanbul konserinde ‘’Bu ülkede ne olduğu tüm dünyayı ilgilendiriyor’’ mesajını veren U2, Fehmi Tosun’un adını da şarkıyla onbinlere hatırlattı.

 

Rotinda'yı öldüren büyük ihmal

Diyarbakır'da bisikletten düşen 12 yaşındaki Rotinda şiddetli karın ağrısı şikayetiyle 4 hastaneye başvurmasına rağmen teşhis konulamadı. Doktorların 'psikolojik' olduğunu söyleyerek eve gönderdikleri küçük Rotinda 15 dakika sonra öldü. Yapılan otopside, çocuğun bağırsağının delindiği ortaya çıktı

Bütün bayram programları iptal

 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), eylemsizlik kararına rağmen, Hakkari kırsalında 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesine neden olan askeri operasyonu protesto etmek amacıyla, Ramazan Bayramı nedeniyle yaptığı bütün programları iptal ettiğini açıkladı.

Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı" 

 

Dersim Soykırımı’nı “Her Devrim’de olur”diye meşrulaştıran  Yalçın Küçük, “Dersim ’i CHP ve Türk Devleti yaptı” dedi. Ulusal Kanal’da yayınlanan video’yu yazının devamında izleyebilirsiniz.

Küçük Amerika Büyük Amerika’ya karşı

 

Ayşe Hür  , Taraf

 

 Türkiye dünyada Amerikan düşmanlığının en yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. 1960’lardan itibaren Kıbrıs sorunu ile ilintili olarak ortaya çıkan bu soğukluk 2003 Irak Savaşı sırasında zirveye ulaşmış, Obama’nın seçilmesinden sonra inişe geçmişti. Türkiye’nin İsrail ve İran politikaları yüzünden yaşanan gerginlikleri aşmak için birkaç Türk heyetinin ABD’ye gitmesi, son olarak da ABD Genelkurmay Başkanı Mullen’in, ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi sırasında köprü olma konusunu görüşmek için Türkiye’ye gelmesini bahane ederek, bu haftayı 1939-1980 arası Türk-Amerikan ilişkilerine ayırdım.

"Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor

 

 ABD'de 11 Eylül anma törenleri öncesi ortam gergin. Floridalı bir rahibin anma törenleri sırasında Kuran-ı Kerim yakacağını açıklamasına ABD'nin Afganistan'daki komutanı General David Petraeus tepki gösterdi. Petraeus, "Askerlerimizi ve Afganistan'daki çabalarımızı tehlikeye atar" dedi.

Onların hayatı hep mevsimlik!

 

Mevsimlik işçi olmanın zorluğunu daha derin yaşayan kadınlar, hem tarlada hem çadırda gün boyu durmadan çalışıyor. Yaz aylarında elde ettikleri kazanç ile yılın bütün giderlerini karşılamaya çalışan kadınlar, zorlu yaşamın belkemiğini oluşturuyor.

MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!

 

Bilindiği üzere, MHP; “Türk Milliyetçiliği ve Türk-İslam ülküsünü savunan milliyetçi-ülkücü bir siyasi partidir”. Kurulduğu ilk günden beri milliyetçilik, ırkçılık ve Türklük gururu(!) gibi kaynaklardan beslenir. Bahçeli’nin deyimiyle “Milli şuurla zenginleşmiş”, bütünleşmiş bir partidir.

Ruken çocuk değil mi?

 

Tahliye edilmeyen onlarca çocuktan birisi olan 16 yaşındaki Ruken E., Bakırköy Cezaevi’nde 6 aydır adli mahkumlar içinde tutuluyor. Hakkında yaşı kadar ceza istenen Ruken, “Yasa çıktı diyorlar ama bizi serbest bırakmadılar. Bizi çocuktan saymıyorlar galiba” diye sordu. TMK’daki değişiklik kapsamında sınırlı sayıda çocuk serbest kalırken, özellikle batı illerinde TMK kapsamında yargılanan çocuklar ciddi ayrımcılığa maruz kalıyor. Sadece İstanbul’da, TMK’dan 27 erkek ve 5 kız çocuğu hala tutuklu. Bunlardan birisi de Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutulan Ruken E. isimli çocuk. Mart ayından ‘yasa dışı gösteriye katıldığı’ gerekçesiyle Fatih’te bulunan evine yapılan baskınla gözaltın alınarak tutuklanan Ruken hakkında ‘örgüt üyesi olmak’ ve ‘suç ve suçluyu övmek’ suçlarından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden dava açıldı. Cezaevinde adli mahkumların koğuşunda tutulan Ruken, koğuştan çıkarılması için yaklaşık iki hafta açlık grevi yaptı ancak sonuç alamadı. Hala adli koğuşta tutulan ve ruh sağlığının iyi olmadığı avukatları tarafından bildirilen Ruken’in dosyası TMK değişikliğinin ardından çocuk mahkemesine gönderildi ancak serbest bırakılmadı. 

İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü

 

İrlanda'lı rock grubu U2, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ile görüştü.

1997 yılında çıkarılan "Pop" albümünde, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'u hatırlatan U2 ve Hanım Tosun İstanbul'da bir araya geldi. Grubun Atatürk Olimpiyat Stadı'nda verdiği konser öncesinde kısa bir görüşme yapıldı. 

Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?

 

Yargıtay'ın "Kayıp Trilyon" davasıyla ilgili kararı 2 Ağustosta gazetelerde "Erbakan'a icra ve hapis şoku" başlığıyla yayımlandı, ama kararın uygulanması AKP'nin elindeki Maliye Bakanlığına bağlıydı.

 

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

 

Kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk başkanlığındaki, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) heyeti, Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüştü.

Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!

 

 Ömer Karaman İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve seyyar satıcılık yapan bir Kürt. Devlet deyim yerindeyse ‘güllük gülistanlık’ yaşadığı köyünü yakınca çocuklarını da yanına alarak önce Ankara’ya göç etti. Ankara’da bir inşaatın son katından düşünce fiziki yaşamı felce uğradı ve o da bir iş bulurum diye Kürt göçünün mekanı İstanbul’a göç etti. İş aradı bulamayınca son çareyi seyyar satıcılıkta buldu. Tam boğazlarına ekmek girmeye başladı bu kez de AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta zulmüne uğradı.

 

Giriş / Login






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
1934 Trakya Olayları PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Çarşamba, 28 Temmuz 2010

1934 Trakya Olayları

 

Ayşe Hür, Taraf

 

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, galeyana gelen/getirilen Sünni halk kitlelerinin, devletin ve kamuoyunun gözleri önünde, Madımak Oteli’ni yakması ve 33 yazar, ozan, düşünür ile iki otel çalışanın ölümüne sebep olmasının acısı hâlâ geçmedi. Bu olayla ilgili sorunlar, sorular, beklentiler pek çok yetkin yazar tarafından ayrıntılı olarak ele alındığından, ben bu haftayı Sivas Katliamı’na değil, bu ve benzeri nice olayın arkasındaki siyasal ve toplumsal psikolojiyi anlamamıza yardımcı olacağını düşünerek, Cumhuriyet tarihinin bir başka yüz kızartıcı olayına ayırdım.

 

Otoriter dönem
Bundan 76 yıl önce Trakya’da yaşananlara geçmeden önce, o günlerin siyasal atmosferine göz atalım. İki dünya savaşı arasındaki yıllar, insanlık tarihi açısından çok karanlık yıllardır. Yaklaşık 30 yıl süren bu dönemde, dünyada ciddi bir demokrasi krizi yaşanmış, 1920’lerde dünya yüzünde 35 anayasal ve seçilmiş hükümet varken bu sayı 1938’de 17’ye düşmüş, 1944’te ise tüm dünyadaki 64 ülkenin ancak 12’si anayasal bir demokrasi ile yönetilir olmuştu. Arnavutluk, Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan ve Yunanistan’da, arka arkaya faşist rejimler kurulmaya başlarken, Türkiye’de de durum hiç parlak değildi. 1923’ten beri kesintisiz süren otoriter tek parti rejimine, Fethi Bey’e kurdurulan Serbest Fırka ile kısa bir ara verilmişse de, demokrasinin iktidarı elinde tutan güçler açından nasıl tehlikeli bir şey olduğu kısa sürede fark edilmiş, parti kendini feshe zorlanmıştı. 1931’de Mustafa Kemal’in en yakın adamlarından Falih Rıfkı (Atay), Türkiye için istediği rejimi şöyle özetlemişti: “İnkılâp fırkasını komünist ve faşist, yani eski bir nizamdan yeni bir nizama geçen memleketlerin fırkalarından örnek alarak kurmak...”


Hakikaten de 1931’de yapılan CHF (CHP) Büyük Kongresi’nden itibaren Genel Sekreter Recep (Peker) Bey’in önderliğinde faşizan örgütlenmelere hız verildi. 1932 yılı temmuz ortalarında orta ve yükseköğretimde görev yapan öğretmenler Ankara Halkevi’nde Türk Tarih Tezi’ni öğrenmek üzere bir kursa çağrıldılar. 26 Eylül 1932’de I. Türk Dil Kurultayı toplandı ve “Türk dilinin ulus dili olması” konusunda radikal adımlar atılmaya başladı.


Mussolini korkusu
1934 başlarında, İtalya’nın faşist lideri Mussolini’nin Afrika ve Asya’ya yönelik planlarının bir parçası olarak Ege Adaları’nı silahlandırmaya başlaması, başta Arnavutluk, Yunanistan ve Bulgaristan olmak üzere Balkan ülkelerinde hareketlenmeye neden olmuş, yönetim kademelerinde ciddi bir Alman sempatizanlığının yaygın olduğu Türkiye de, olası bir savaşa hazırlık yapma ihtiyacı hissetmişti. Bu amaçla, 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nın şartlarından biri olan Boğazların silahsızlandırılmasından vazgeçmenin yollarını aramaya başlamıştı. Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü (Aras) Avrupa ülkeleri nezdinde girişimlerde bulunurken, 19 Şubat 1934 tarihli bir kararname ile Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale mıntıkalarını içine alan “Trakya Umumi Müfettişliği” adıyla ikinci bir müfettişlik kurulmuş, başına da 1925’te yaşanan Şeyh Said İsyanı’ndan sonra 1927’de Doğu Anadolu’da kurulan Birinci Umumi Müfettişliği beş yıl süreyle yürüten Dr. İbrahim Tali (Öngören) getirilmişti.


İskân Kanunu çıkarılıyor
14 Haziran 1934’te “tek dille konuşan, bir düşünen, aynı hissi taşıyan bir memleket” yaratmak amacıyla ülkeyi “Türk kültürlü nüfusun yoğunlaşması istenen mıntıkalar”, “Türk kültürüne temsili istenilen nüfusun nakil ve iskânına ayrılan mıntıkalar”, “Yer, sıhhat, iktisat, kültür, siyaset, askerlik ve inzibat sebepleri ile boşaltılması istenilen ve iskân ve ikamete yasak mıntıkalar”a ayıran 2510 Sayılı İskân Kanunu kabul edildi. Kanun’un 9. maddesinde “casuslukları sezilenleri sınır boylarından uzaklaştırmak” konusunda Dahiliye Vekili yetkili kılınmıştı. Esas amacın, en son 1930 yılında Ağrı’da isyan etmiş Kürtleri ülkenin değişik yerlerine dağıtarak eritmek, onların yerlerine de Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen Müslüman Türkleri iskân etmek olduğu anlaşılıyordu ama ‘casusluk’ maddesi hükümete, çeşitli nedenlerle istenmeyen unsurları tasfiye etme konusunda önemli bir kolaylık sağlıyordu.


Yahudilere ‘beşinci kol’ muamelesi
21 Haziran 1934’de Soyadı Kanunu çıkarılarak ‘Türkleştirme’ harekâtına hız verilirken, Trakya bölgesiyle Çanakkale Boğazı da tahkim edilmeye başladı. Tahkimat sürerken, tarih boyunca ülkedeki tüm azınlıklara karşı kuşku duymayı adet edinmiş faşizan yöneticiler, Nazilerden esinlenerek Yahudilere karşı düşmanca davranmakta bir beis görmeyecekler, ‘beşinci kol’ olmalarından şüphelendikleri Trakya Yahudilerini bölgeden nasıl atarız diye kafa yormaya başlayacaklardı.

Yerel faşistlerin, mandıracılık ve ticaretteki başarıları yüzünden yıllardır büyük bir kıskançlık duydukları, tefecilik yaptıkları için büyük öfke duydukları, Türkçe konuşmadıkları için sadakatlerini sürekli sorguladıkları Yahudilere karşı harekete geçirilmesi hiç de zor olmadı. Önce, Edirne, Kırklareli, Keşan, Çanakkale gibi merkezler olmak üzere Trakya’nın çeşitli bölgelerinde Yahudi cemaatinin önde gelen üyelerine ölüm tehditleri içeren mektuplar gelmeye, halkı Yahudi tüccarları boykot etmeye davet eden bildiriler boy göstermeye başladı. Yahudi cemaati, yerel yöneticilere duydukları endişeleri aktardılar ve koruma talep ettiler ama umursayan olmadı.


Çanakkale’de “bismillah”
İlk saldırılar 21 Haziran 1934’te, yaklaşık 1.500 Yahudi’nin yaşadığı Çanakkale’de başladı. Militanlar, alışveriş edilmesini önlemek için Yahudilerin dükkânlarının önünde nöbet tutuyor, bazı evlere, şehri terk etmedikleri takdirde öldürüleceklerine dair tehdit mektupları yolluyorlardı. Durumun her geçen gün kötüye gittiğini gören Yahudiler 25 Haziran 1934 tarihinden itibaren Çanakkale ve Gelibolu’yu terk etmeye başladılar. Alelacele gitmek zorunda kaldıkları için mal ve mülklerini değerinin çok altında fiyatlarda elden çıkarmak zorunda kalmışlardı.


“Halk isterse beni de kovar”
Çanakkale’de Yahudiler şehirden sürülürken, İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte yurt gezisinde olan Mustafa Kemal, 25 Haziran 1934 sabahı Çanakkale’ye gelmişti. Bir görgü tanığı bu ziyareti şöyle anlatmıştı:
“... Halkın ‘yaşa, varol!’ nidaları arasında Atatürk otomobilden indi. Alkışlar devam ediyor, o da halkın ortasında ilerliyordu. Garip bir tesadüf ve talih eseri olarak Atatürk bizim önümüze gelince hafif bir duraklama yaptı. Halka bakıyor ve kalabalığı selamlıyordu.

Tam bu esnada yanımda bulunan ve biraz evvel fısıltı halinde, fakat hararetli konuşan Yahudilerden biri, ileriye doğru yürüdü ve Ata’nın önüne atıldı. Muhafızlar mani olmak istediler.
Atatürk: – Bırakın gelsin! dedi.

Bu Musevi vatandaş, Atatürk’ün önünde ellerini açtı, omuzlarını yukarıya kaldırarak:

– Paşam, bizi kovuyorlar. Biz ne yapacağız? dedi.

Atatürk bu şekilde önüne atılan bu adamın ne demek istediğini ve kim olduğunu derhal anlamıştı. Buna rağmen sordu:

– Sen kimsin?

– Ben Paşam, Çanakkale Musevilerinden Avram Palto.

– Sizi kim kovuyor? Hükümet mi? Kanun mu? Polis mi? Jandarma mı? Bana söyle dedi.

Bu Musevi vatandaş durakladı, şaşaladı. Biraz sonra kendini toparlayarak cevap verdi:

– Hayır paşam halk kovuyor.

Atatürk, bu adamın yüzüne dikkatle baktı, gülümsedi ve:

– Halk isterse beni de kovar dedi ve yürüdü.”

(Yakup Borakas, Türkiye’de Yahudi Toplumlar, Tel Aviv, 1987, s. 46’dan aktaran Rıfat Bali.)


Olaylar yayılıyor
Benzer olaylar, 28 hazirandan itibaren Edirne, Keşan, Uzunköprü, Babaeski, Lüleburgaz ve Kırklareli’nde yaşanmaya başladı. O günlerde Edirne’de yaşayan Hayim Behar’ın şu anısı şehre hâkim olan atmosferi gayet net anlatıyor: “İğneli Fıçı hikâyesi de yayıldı bu zamanlarda. Almanya kökenliydi. Bu dedikodunun korkusundan Edirneli Yahudiler kırmızı yerine beyaz şarapla dua etmeye başladılar. Okuldan çıkarken her gün dövüldüm. Eve doğru yürürken bana ‘Selam al Yahudi!’ diye bağırırlardı, selam verirdim, gene dövülürdüm.” Behar’ın sözünü ettiği ‘İğneli Fıçı’ meselesi, Hıristiyan antisemitizmin en meşhur unsurlarından biriydi. Bu iftiraya göre, Yahudiler Pesah (Hamursuz) Bayramı’nda yedikleri hamursuzu ailelerinden kaçırıp iğneli fıçılara hapsettikleri Hıristiyan çocuklarından elde ettikleri kanı hamursuz mayasına karıştırarak imal ederlerdi. İşte, o meşum günlerde bu hikâyeyi anlatan broşürler halka bedava dağıtılıyordu. Bu broşürleri okuyanların, Yahudi komşularına saldırmakta zorluk çekmeyecekleri açıktı.


Edirne’de yağma
Edirne’de olaylardan kısa süre önce her nedense (!) Yahudi esnaf ve tüccardan vergilerini derhal ödemeleri talep edilmişti. Keşan’daki Yahudi ailelerine şehri terk etmeleri için sadece 24 saat içinde verilmişti. Uzunköprü’deki Yahudiler ise çok şanslıydı (!) çünkü onlara üç gün süre tanınmış, 100 Yahudi hanesinden 95’i mallarını yok pahasına ellerinden çıkararak şehirden göç etmek zorunda kalmıştı.

2 Temmuz 1934 günü bir grup saldırgan “Yahudilere ölüm!” haykırışlarıyla Edirne’deki Yahudi mahallesini bastılar, dükkânları ve evleri yağmaladılar, Yahudileri dövdüler ve İstanbul’a gitmelerini emrettiler. Panik içindeki Yahudilerden varlıklı olanlar buldukları ilk araçla İstanbul’a doğru yola çıkarken, yoksullar ve araç bulamayanlar, yaya olarak Yunanistan ve Bulgaristan sınırına yönelmişlerdi. Geride kalan bir avuç ürkmüş yoksul Yahudi’ye ise, fırınlar ekmek satmıyor, bakkallar yiyecek vermiyor, sakalar su dağıtmıyordu. Görevleri etnik kökeni ne olursa olsun vatandaşı korumak olan idari makamlar, görevlerini yapmak yerine, kalanlara 3 temmuz günü bir tebligat 48 saat içinde şehri terk etmelerini emrettiler.


Kırklareli Hahamı’nın başına gelenler
Ama en acı olaylar Kırklareli’nde yaşandı. Sadece o yıla mahsus olmak üzere, her yıl Edirne’de düzenlenen Kırkpınar güreşleri, Kırklareli’nin Loryalo Parkı’na alınmış, böylece aslında küçük bir kasaba olan Kırklareli’nde büyük bir kalabalığın toplanması sağlanmıştı. Ardından Yahudilere karşı sözlü sataşmalar başlamış, Kırkpınar güreşlerinin son günü kalabalık dağılırken, bazı insanlar bu grupların arasına sızarak, Yahudilerin evlerine, dükkânlarına girmeye, onlara karşı kaba ve saldırgan bir tavır takınmaya, kadınlarına ve çocuklarına sataşmaya başlamışlardı. Bir grup lise öğrencisinin Yahudi mahallesindeki evleri taşlamasıyla tırmanan olaylar taşlamaya silahsız askerlerin ve halkın da katılmasıyla çığırından çıkmış ve 65 ev yağmalanmıştı. Olaylar çarşıya sirayet etmeden bastırılmıştı ancak çapulcular Kırklareli hahamı Moşe Fintz’i evinde yakalayıp çırılçıplak soymuşlar ve usturayla sakalını kesmişler, biriktirdiği paralarını almışlar, sokaklarda birkaç genç kızın yüzüklerini çalmak için parmaklarını kesmişler, bir genç kıza da tecavüze yeltenmişlerdi. Gün ağarırken, Kırklareli’nde yaşayan 400 Yahudi dehşet içinde gara koşmuş, trenlere atlayıp İstanbul’a kaçmıştı. İşin ilginç yanı, Kırklareli tren istasyonunda her zaman en fazla üç vagon olurken, o sabah tam 16 vagonun hazır beklemesiydi.

Yahudilerin diliyle ‘La Vaka’ (olay, vak’a), ‘Barunda’ (gürültü, karışıklık, kıyamet) veya ‘La Furtuna’ (fırtına), Yahudi cemaatinin önde gelenlerinden Gad Franko ve Mişon Ventura’nın 4 Temmuz 1934 günü Atatürk’le yaptığı gizli görüşme sayesinde sona erecekti. Kamuoyu, olayları 5 Temmuz 1934 günü Başvekil İsmet İnönü’nün TBMM’de yaptığı konuşmayla duydu. İnönü, Meclis’in tatile girmesi dolayısıyla yaptığı uzun konuşmasının bir yerinde Trakya’daki olaylardan söz ederek, gerekli önlemlerin alındığından söz ederek, kaçanların geri dönmesini istemişti. Bu konuşma, Trakya’daki yerel idarecileri, saldırgan güruhu engellemek zorunda bırakmıştı.


Gizli tamimde ne soruluyor
Peki, olayları kim kışkırtmış, kim yönlendirmişti? Görünüşe bakılırsa, Başvekil İsmet İnönü de, TBMM Başkanı Kazım Özalp de, CHF’nin ileri gelenleri de olayların çıkışından habersiz görünüyorlardı. Ama 14 Temmuz 1934’te Trakya’daki yerel teşkilatlara “gizli” ibaresi ile bir tamim gönderen CHF Genel Sekreteri Recep Peker’in sorduğu sorular arasında bir tanesi pek manidardı: “...meselenin telkin, hazırlık ve tatbik devirlerinde Fırka kâtibi umumiliğine haber vermek vazifesi ne için yapılmadı?”

Buradaki “mesele” kelimesi acaba neyi anlatıyordu? Olayları mı? Eğer öyleyse, Peker’in “meselenin niye önlenmediğine” değil, “telkin, hazırlık ve tatbik” işlerinin neden kendisine haber verilmediğine kızdığı anlaşılıyordu. Yani olaylarda CHF merkezinin değilse bile, yerel parti teşkilatının rolü bulunuyordu. Zaten, oldukça büyük bir coğrafyada, neredeyse eş zamanlı olarak aynı tip saldırıların gerçekleştirilmesi, olayların örgütlendiği şüphesini güçlendirmekteydi.


Nihal Atsız’ın rolü
Trakya Olayları üzerine en kapsamlı araştırmaların sahibi Rıfat Bali’ye göre olayların gizli aktörü, ırkçı Türkçülüğün efsanevi lideri Nihal Atsız’dır. Edirne Erkek Lisesi’nde 11 Eylül - 28 Aralık 1933 tarihleri edebiyat öğretmenliği yapan Atsız, ırkçı gazete Orhun’un yöneticiliğine Edirne’de başlar. Orhun Edirne’de İstanbul’dan daha çok satılmaktadır ve Edirne’deki yağma olaylarının liderlerinden Körmutlu İbrahim Ağa adlı şahıs Atsız’ın en büyük hayranlarındandır.

Nihal Atsız, 1933 sonlarında Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) ile birlikte Çanakkale’ye yaptığı bir geziden edindiği izlenimlerini MTTB’nin yayın organı Birlik’te şöyle anlatır: “Şehirde ne kadar çok Yahudi, ne kadar çok Çingene, ne kadar da Rum bozuntusu var!.. Buradaki Yahudi de her yerde tanıdığımız Yahudi’dir. Sinsi, küstah, zelil, korkak, fakat fırsat düşkünü Yahudi; Yahudi mahallesi her yerde olduğu gibi burada da çığırtkanlığın, gürültünün ve levsin (=pislik, mundarlık) merkezi. Çarşıdaki dükkânların levhalarını okuyoruz. Onda dokuzu bizi sinirlendiren nankör ve kahpe milletin isimlerini taşıyor. Kuvvetli olduğumuz zaman karşımızda köpekçe yaltaklanan, bozgun çağlarımızda küstahlaşıp düşmanlarımızla birleşen tarihin bu hain ve piç milletini artık aramızda yurttaş olarak görmek istemiyoruz...”

Atsız, 1934 yılının mart ayında yine Orhun dergisinde yayımladığı “Komünist, Yahudi ve Dalkavuk” başlıklı yazısında işi daha da azıtır: “Türk milletinin dışarki düşmanları bütün dünyadır. Bunu tarih bize ebedi bir öğüt halinde hikâye eder. İçerki düşmanları ise üç tanedir: Komünist, Yahudi ve dalkavuk. Komünist, vicdanını Yahudi “Marks”a satmış olan vatansız serseri demektir (...) İkinci düşmanı Yahudi’dir. Onun Allahı paradır. O, cebine birkaç para koyabilmek için gölgesinde yaşadığı bayrağı satmaktan çekinmeyen namussuz bir bezirgândır. Hangi memlekette oturuyorsa oranın düşmanıdır....”

Nihal Atsız’a göre “Türk bünyesini mikroptan temizleyecek en güzel tedavi usulü: Katliam!” dır. Atsız’ın Yahudilere kin kusan bunun gibi nice yazısını okuyan yerel faşistlerin, 1934 olaylarında nasıl bir rol oynadıklarını tahmin etmek zor olmasa gerek.


Baban-Sökmensüer atışması
Ancak olaylardan 14 yıl sonra, 11 Aralık 1948’de Tasvir gazetesinin sahibi ve başyazarı Cihad Baban ile Gümüşhane Milletvekili Şükrü Sökmensüer arasında bir polemik başladı. Cihat Baban, olayların arkasındaki kişinin 1934’te Trakya Umumi Müfettişliği Baş Müşaviri olan Şükrü Sökmensüer olduğunu ileri sürerken, Sökmensüer, olayları, Cihad Baban’ın Cihat Hikmet takma adıyla yazdığı Hitler ve Nasyonel Sosyalizm adlı kitabın kışkırttığını söylüyordu. Cihad Baban ise bu suçlamaya cevap verirken, 1943 yılında Van’ın Özalp ilçesinde 3. Ordu Komutanı Mustafa Muğlalı’nın emriyle topluca kurşuna dizilen 33 Kürt köylüsüne atıfla “Hükümet tıpkı, Özalp hadisesi gibi bu işi örtbas etmek için sizi ortaya koyamadı” diyordu. Kısacası, ikili birbirinin ipliğini pazara çıkarırken aslında Tek Parti döneminin kirli çamaşırlarını ortaya döküyordu.

Bugün muhasebeyi yaparken, bütün suçu devlet adamlarına, siyasi kadrolara veya kanaat önderlerine yıkıp, şu veya bu nedenle gayrimüslim düşmanlığı iliklerine kadar işlemiş halk kitlelerinin, 1915 Ermeni Tehciri’nden 1993 Sivas Katliamı’na kadar birçok yüz kızartıcı olaydaki rolünü unutmayalım lütfen. Aslında hiçbirimiz masum değiliz...


Olayların bilançosu
Olayların ardından CHF’nin hazırladığı bir rapora göre Trakya’da yaşayan 13 bin Yahudi’den üç bini İstanbul’a göçmüş, pek çok kişi mal ve mülklerini kaybetmişti. Yahudiler fakirleşirken, Müslüman ahalide, aynen 1914 Rum Kaçırtması’ndan ve 1915 Ermeni Tehciri’nden sonra olduğu gibi ‘Yahudi Yağması Zenginleri’ türemişti. Gerçi, hükümet daha sonra gasp edilen malların bir bölümünün iade edilmesini sağlamıştı ancak, olaylarla ilgili soruşturma açılmamıştı. Bu tarihten sonra Türkiye’deki Yahudiler hiçbir zaman kendilerini güvende hissetmediler. Ve fırsatını buldukça başka ülkelere göç ettiler. 1938-1942 yılları arasında Nazi zulmünden kaçan Yahudileri taşıyan Parita, Salvador ve Struma gemilerine yapılan korkunç muamele, 21 Kur’a İhtiyatları meselesi ve Varlık Vergisi uygulamaları güvensizliği had safhaya çıkardı ve 15 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin kurulmasından sonra Türkiye’den en büyük Yahudi göçü yaşandı. O tarihten bugüne kadar yaşanan sayısız olayın etkisiyle ‘hoşgörü ülkesi’ Türkiye’deki Yahudi cemaatinin nüfusu 25 bin kişiye kadar düştü.

Özet Kaynakça: Haluk Karabatak, “1934 Trakya Olayları ve Yahudiler”, Tarih ve Toplum, Şubat 1996, S. 146, s. 4-16; Avner Levi, “1934 Trakya Yahudileri Olayı: Alınmayan Ders”, Tarih ve Toplum, Temmuz 1996, S. 151, s.10-17; Zafer Toprak, “Trakya Olaylarında hükümetin ve CHF’nin sorumluluğu”, Toplumsal Tarih, Ekim 1996, S. 34, s. 19-25, Ayhan Aktar, “1934 Trakya Olayları ve Türk Milliyetçiliği”, Tarih ve Toplum, Kasım 1996, S.155, s. 45-56; Rıfat N. Bali, 1934 Trakya Olayları, Kitabevi, 2008. (Karikatürler ve fotoğraflar bu kitaptan alınmıştır.)


Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Görüntüleme sayısı: 581

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2007 by Arthur Konze - www.karakocan.info
All right reserved

 
[ Geri ]

İş Rehberi / Golden Guide

Kayıt Ekle
Arama


Larger FontSmaller Font

Son Karakoçan Haberleri

Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi
Askerlerin Yoğun Ateşi Altında Torununa Siper Oldu
PKK, Karakoçan/Kolan (Yoğunağaç) Köyü kırsalında saldırdı
Cobur Köyünden H.Mehmet Şerif Gök Vefat Etti
Karakoçan Spor Dolu Dizgin
Balyoz'da bir gözaltı da Karakoçan'dan
Almanya'da Duvar Altında Kalan Karakoçanlı Hayatını Kaybetti

Kultur-Magazin Haberleri

U2 Fehmi Tosun için söyledi
Türkan Şoray'dan aşk itirafı
Kimse duymazken (U2) Bono duymuştu...
Kurtlar Vadisi'nden "Kürdistan" Haritası
Balkan Müziğinin efsane ismi Goran Bregovic geri döndü

Guncel Haberler

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi
Polis Van'da terör estiriyor
Bütün bayram programları iptal
Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı"
Ruken çocuk değil mi?
İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü
Foto Vedat'tan Karakoçan resimleri
Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

Kurdi

Referandum, Boykot û Biryara BDP'é
Linçkirina Kurdan û Cerîbandina Qirkiriné
Şeré Qiréj Berfireh û Kurdibe
Gelé Kurd, Festîval, İsrail û Dewleta Tirk
Festivala Dersim'é û Kuréşurdar Kemal
Xetera Mezin û Buyera Baykal
Li Dêrsimê 'bombeya fosforê' bi kar anîn

Haftanın VideoKlibi, Koma Vazgal, Dilan Dilan

Reklam-Bağış-Destek-iletişim

iletişim adresimiz

Haydar ISIK

Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Ayse HÜR

Küçük Amerika Büyük Amerikaya karşı

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Sevê Evin ÇIÇEK

1921 Kürd Soykırım Döneminde Koçgiri de bayan olmak

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Osman AYDIN

Kürt Kamuoyuna Çağrı

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Orhan Miroğlu

'Dün Devlet - Bugün Cemaat'

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Mustafa ELVEREN

"Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Sedat GEZGIN

Dersim ve Alevilik-15

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Aram ÇABAKÇURYAN

Donabet Boxosyan nasıl Huse Boxe oldu

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Ibrahim Sediyani

Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Yasin BAYANAY

Şadi Aşireti ve Türk'lük idiası

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Süleyman Çiftçi

Kürtlerin talepleri neler olmalıdır?

Diğer Yazıları ...

----------------------------------
Konuk Yazarlar

MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!

Diğer Yazıları ...

----------------------------------

Anketler /Polls

Sitemizin yeni tasarimini begendiniz mi?
 

Dibistana Kurdi

weneferheng bi deng (sesli kurtce kelimeler) Perwerde Kurdi  
Cirok Listok  
Dimili bi deng (sesli Zazaca harfler)  Kurmanci bi deng (sesli Kurtce harfler)  
Dimili E azmun  

 Ciroken Klasik u bi dengi

(Kurtce Sesli Klasik Masallar) 

Kürtce Dilbilgisi  

karakocan.tv | Close / Kapat

  karakocan.info sitesinde Canlı Yayın  

 İnternet bağlantısı ve web kamerası olan herkes sitemiz karakocan.info ‘da canlı yayın yapabilir. Isyerinizi, isinizi tanitabilir, sehrinizi veya dilediginiz yerde CANLI olarak yayın yapabilirsiniz.  Karakocanspor maclarinin sitemizde canli yayinlanmasi  icin calismalarimiz devam etmektedir. Genis bilgi icin  Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır adresine yazin.

 

 
<< September ’10 >>
Su Mo Tu We Th Fr Sa
   
 1
 2
 3
4
5
 6
7
 8
 9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
  
geovisite

 

sizden gelenler

sizden gelenler

sizden gelenler

sizden gelenler

koylerimiz.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

siyah beyaz anilar.

karakocan

siyah beyaz anilar.

sizden gelenler

sizden gelenler

karakocan
Sık Kullanılanlara Ekle
Anasayfam Yap
Karakoçan  27°C
Elazığ  32°C

Son Eklenenler / Latest Articles

  • Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi
  • Polis Van'da terör estiriyor
  • U2 Fehmi Tosun için söyledi
  • Rotinda'yı öldüren büyük ihmal
  • Türk Devletinden Kürtlere Ramazan Hediyesi : 9 şehit
  • Bütün bayram programları iptal
  • Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı"
  • Küçük Amerika Büyük Amerikaya karşı
  • "Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor
  • Onların hayatı hep mevsimlik!

Son Yorumlar/ Comments

Wait, you dont writte comments yet! Gel Yorum Eklemedin !
Himanlilar Derneği İ...
himan polat
bu surunamlarda himanlidirlar ...
Devamı/dûmahî....
Gönderen/Nivîskar himan

Himanlilar Derneği İ...
hlp
ramazan boyunca cok guzel oldu...
Devamı/dûmahî....
Gönderen/Nivîskar himan

En Cok Okunanlar

  • Prof.Fazıl Hüsnü ERDEM ile söyleşi
  • Kürtçe Türküler ve Asimilasyon Üzerine
  • Gazeteci -Yazar Müjgan HALIS ile söyleşi
  • Gazeteci Zülfikar Ali AYDIN ile söyleşi
  • Memo (Mehmet EKİCİ) ile söyleşi
  • Koma "Silbûs u Tari" ile roportaj
  • Müh. Cemal AKKAYA ile söyleşi
  • Bircan BOZBEY ile söyleşi
  • Heştê avdarê pîroz nakim

Editorun Sectikleri / Bijartiname

-Aşiret Aşiret Dersim
-Avar, ne olur kızımı götürme!..
-Aynur DOGAN - Söyleşi...  
-Dr.Kivanc Ayas: "Karakoçan 1966 kışı, kar 4 metre"
-Hüseyin Avni Ulaş
-İdam Edilen Kürt Liderlerin Son Sözleri
-Karakoçan Ermenileri -1-
-Karakocan'daki ilk Köprünün hikayesi
-Kasiman Asireti'nden Yusuf'un Ağıdı ve Hikayesi (ses kaydı)
-"Kımıl" olayından 49'lar Davası'na
-Mevlana Karakoçan'da mı yetişti  
-Nuri Dersimi (ses kaydı)
-Ordumuz bu savaşı kaybetti...  
-Sıdıka AVAR, "Dağ Çiçeklerim" 
-Susacak mısınız?
-Şadi Aşireti ve Türk'lük idiası
-Tırkan (Tırkoyun) Türklük belgesi midir?
-"Titanic Gemisi"nde 5 Kiğı'lı
-Türk Dışisleri Eski Bakanı Dersim Katliamını Anlattı (ses kaydı)
-Türklerin, Kürtlerle ilgili tahrifat ve manipülasyonları -I- 
-"Yado" bir şark-i'dır
-Zegeriye Ağıdı ve Hikayesi (ses kaydı)

 

Arastirma-Analiz-

Osmanlı Filistin'i Yahudilere borcuna karşılık mı verdi?
Halife Kürt'tür diye hanedanı yıktılar!
12 Eylül Militarist Rejiminden, 12 Eylül Türk İslamcı Tarikatlar Rejimine Doğru...
Siz o taşı atar mısınız?
Ölümün bilinmeyen 20 yönü
Ufo Mode, Den Haag
Florya SuperMarkt, Coopernicuslaan 58-60, 2561VJ, Den Haag
gsmright
 
Mira Mode, Den Haag

 Düğün, Nişan, Konser...
tüm Organizasyonlarınızda Yanınızda
iletişim tel: 00-90-538 731 72 07

Viva Music Center, Konser, Dugun, Nisan Organizasyonu Karakocan

Son Uyemiz/Last Registered


Golan

Son Ziyaretcilerimiz/ Last Visitors

himan - 08.09.10 saat 23:59
mert__19 - 07.09.10 saat 02:57
makkulak - 05.09.10 saat 22:13
RozeR - 05.09.10 saat 16:46
karakocanli - 05.09.10 saat 02:07
Teman Dep - 04.09.10 saat 15:08
cef - 02.09.10 saat 21:58
karakoçanspor - 02.09.10 saat 09:29
suleymanciftci - 29.08.10 saat 18:36
xale cemil - 29.08.10 saat 17:25
seyid - 28.08.10 saat 13:46

Ziyaretci Durumu

mod_vvisit_counterIro319
mod_vvisit_counterDo698
mod_vvisit_counterWe Hefte2296
mod_vvisit_counterWe meha4561

Kimler Sitede/Who is Login

Online Üye yok.
Şuanda 19 misafir bağlı
Welcome / Bıxerhati : 38.107.191.92

..::nöbetçi eczane::..

Sağlık Eczanesi

 

  Düğün, Nişan, Konser...
tüm Organizasyonlarınızda Yanınızda
iletişim tel: 00- 90- 538 731 72 07

Viva Music Center,  Konser, Dugun, Nisan Organizasyonu Karakocan  

delareygroothandel 

POPULAR BÖLGESEL HABERLER

  • TSK, Kürdistan Ormanlarını Yakmaya Devam Ediyor
  • Bingöl'de ormanlık alan ateşe verildi
  • Çırav dağı eteklerinde coşkulu festival
  • Diyarbakır'a Kürtçe tabelalar geliyor
  • DTP, oybirliğiyle "demokratik özerk"liği kabul etti

Arşiv Menüsü / Archives

Bölüm Haberleri / Section
Köşe Yazıları / Authors
Olaylar ve insanlar Arşivi
Dost Linkler
Bizden Biri Arşivi

Popular Haberler

  • Karakoçan'da Polis Aracı Devrildi...
  • Sabire Yaman 'ı vuran polis tutuklansin
  • Türk Askerleri bir 'Ceylan'ı daha öldürdü !
  • Elazığ 8. Kolordu Komutanına Tutuklama
  • 'BDP Dörtyol'a mutlak girecek'

karakocan.info bizbize forumu

Karakoçan'da iz birakanlar (2613h 41min)
Medin a?a... (2613h 53min)
Kemalett?n gÜverc?n (2613h 54min)
Karakoçan’?m bir sevdad?r (2665h 37min)
Navên gundê depê nivisîne, xwe... (2697h 58min)

foruma git...

Ziyaretçi Defteri/ Guest Book

erkan coşkun
Sevgili site editörüne; karakoçanlı,kığılı,mazgirtli,nazimiyeli,kovancılarlı,palulu hemşerilerim.B
Devam Et
Deftere Yaz

POPULAR KÖŞE YAZILARI

  • Sürgün
  • Şiddet ahtapotu
  • Munzur Festivalinde Mazlum DOĞAN unutulmamalıdır
  • Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan
  • Kurêşan Aşireti ve "Gandi" Kemal'in "Türkmenleşmesi"

Giriş/Login Menü






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Implemented by haagseDesign | Disclaimer | Bize Ulaşın iletisim

İçerik sunucu karakocan.info sitesi; yayımlanan herhangi bir içerik (media-text) veya içeriklerden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak sorumluluk kabul etmez.

©Karakoçan Sevdalıları