Bir Sevdadır Karakoçan! |Güncel

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi   Polis Van'da terör estiriyor   U2 Fehmi Tosun için söyledi   Rotinda'yı öldüren büyük ihmal   Türk Devletinden Kürtlere Ramazan Hediyesi : 9 şehit   Bütün bayram programları iptal   Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı"   Küçük Amerika Büyük Amerikaya karşı   "Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor   Onların hayatı hep mevsimlik!   MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!   Ruken çocuk değil mi?   İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü   Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?   Foto Vedat'tan Karakoçan resimleri   Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!   Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!   Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu   Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi   Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi   'Hayır' kılpayı önde!   Elazığ'a Üzücü Haber   Ağrı dağındaki buzullar eriyor   'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'   Türkan Şoray'dan aşk itirafı   Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler   Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'   Bir Kürt askere daha "intihar" dendi   Zılgıt yok mu?   "Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim
haber ekleme rehberi
  • Anasayfa
  • Karakoçan Haberleri
  • Karakoçan Köyleri
  • Kariyer Listesi
  • Foto Album
  • Video Serke
  • Yeni Foto Galery
  • iz Bırakanlar
  • FoRum
  • MMC Tv
  • reklam-iletisim
Anasayfa arrow Dost Linkler
Perşembe, 09 Eylül 2010

Doğu ve Guneydoğu'da Bayram programları iptal edildi

 

Hakkari'de Türk ordusunun imha operasyonu sonucu çıkan çatışmada 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesi nedeniyle Van ve Hakkari'de bayram programları iptal edildi.

 Polis Van'da terör estiriyor

 

Hakkari'nin Aksu Köyü Bileh û Binevşan bölgesinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren 9 HPG'li için BDP Van İl Binası önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya BDP Van Milletvekilleri Fatma Kurtulan ve Özdal Üçer ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin de aralarında bulunduğu binlerce kişi katılırken açıklamadan sonra yürüyüşe geçmek isteyen kitleye polisin müdahalesi sert oldu.

U2 Fehmi Tosun için söyledi

 

İstanbul konserinde ‘’Bu ülkede ne olduğu tüm dünyayı ilgilendiriyor’’ mesajını veren U2, Fehmi Tosun’un adını da şarkıyla onbinlere hatırlattı.

 

Rotinda'yı öldüren büyük ihmal

Diyarbakır'da bisikletten düşen 12 yaşındaki Rotinda şiddetli karın ağrısı şikayetiyle 4 hastaneye başvurmasına rağmen teşhis konulamadı. Doktorların 'psikolojik' olduğunu söyleyerek eve gönderdikleri küçük Rotinda 15 dakika sonra öldü. Yapılan otopside, çocuğun bağırsağının delindiği ortaya çıktı

Bütün bayram programları iptal

 

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), eylemsizlik kararına rağmen, Hakkari kırsalında 9 HPG gerillasının yaşamını yitirmesine neden olan askeri operasyonu protesto etmek amacıyla, Ramazan Bayramı nedeniyle yaptığı bütün programları iptal ettiğini açıkladı.

Yalçın Küçük: "Dersim'i, CHP ve Türk Devleti yaptı" 

 

Dersim Soykırımı’nı “Her Devrim’de olur”diye meşrulaştıran  Yalçın Küçük, “Dersim ’i CHP ve Türk Devleti yaptı” dedi. Ulusal Kanal’da yayınlanan video’yu yazının devamında izleyebilirsiniz.

Küçük Amerika Büyük Amerika’ya karşı

 

Ayşe Hür  , Taraf

 

 Türkiye dünyada Amerikan düşmanlığının en yüksek olduğu ülkelerin başında geliyor. 1960’lardan itibaren Kıbrıs sorunu ile ilintili olarak ortaya çıkan bu soğukluk 2003 Irak Savaşı sırasında zirveye ulaşmış, Obama’nın seçilmesinden sonra inişe geçmişti. Türkiye’nin İsrail ve İran politikaları yüzünden yaşanan gerginlikleri aşmak için birkaç Türk heyetinin ABD’ye gitmesi, son olarak da ABD Genelkurmay Başkanı Mullen’in, ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi sırasında köprü olma konusunu görüşmek için Türkiye’ye gelmesini bahane ederek, bu haftayı 1939-1980 arası Türk-Amerikan ilişkilerine ayırdım.

"Kur'an Yakma" gerginliği tırmanıyor

 

 ABD'de 11 Eylül anma törenleri öncesi ortam gergin. Floridalı bir rahibin anma törenleri sırasında Kuran-ı Kerim yakacağını açıklamasına ABD'nin Afganistan'daki komutanı General David Petraeus tepki gösterdi. Petraeus, "Askerlerimizi ve Afganistan'daki çabalarımızı tehlikeye atar" dedi.

Onların hayatı hep mevsimlik!

 

Mevsimlik işçi olmanın zorluğunu daha derin yaşayan kadınlar, hem tarlada hem çadırda gün boyu durmadan çalışıyor. Yaz aylarında elde ettikleri kazanç ile yılın bütün giderlerini karşılamaya çalışan kadınlar, zorlu yaşamın belkemiğini oluşturuyor.

MHP, BDP ve Osmanlı Milliyetçiliği!

 

Bilindiği üzere, MHP; “Türk Milliyetçiliği ve Türk-İslam ülküsünü savunan milliyetçi-ülkücü bir siyasi partidir”. Kurulduğu ilk günden beri milliyetçilik, ırkçılık ve Türklük gururu(!) gibi kaynaklardan beslenir. Bahçeli’nin deyimiyle “Milli şuurla zenginleşmiş”, bütünleşmiş bir partidir.

Ruken çocuk değil mi?

 

Tahliye edilmeyen onlarca çocuktan birisi olan 16 yaşındaki Ruken E., Bakırköy Cezaevi’nde 6 aydır adli mahkumlar içinde tutuluyor. Hakkında yaşı kadar ceza istenen Ruken, “Yasa çıktı diyorlar ama bizi serbest bırakmadılar. Bizi çocuktan saymıyorlar galiba” diye sordu. TMK’daki değişiklik kapsamında sınırlı sayıda çocuk serbest kalırken, özellikle batı illerinde TMK kapsamında yargılanan çocuklar ciddi ayrımcılığa maruz kalıyor. Sadece İstanbul’da, TMK’dan 27 erkek ve 5 kız çocuğu hala tutuklu. Bunlardan birisi de Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutulan Ruken E. isimli çocuk. Mart ayından ‘yasa dışı gösteriye katıldığı’ gerekçesiyle Fatih’te bulunan evine yapılan baskınla gözaltın alınarak tutuklanan Ruken hakkında ‘örgüt üyesi olmak’ ve ‘suç ve suçluyu övmek’ suçlarından İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden dava açıldı. Cezaevinde adli mahkumların koğuşunda tutulan Ruken, koğuştan çıkarılması için yaklaşık iki hafta açlık grevi yaptı ancak sonuç alamadı. Hala adli koğuşta tutulan ve ruh sağlığının iyi olmadığı avukatları tarafından bildirilen Ruken’in dosyası TMK değişikliğinin ardından çocuk mahkemesine gönderildi ancak serbest bırakılmadı. 

İrlanda'lı rock grubu U2, Diyarbakır'lı Hanım Tosun ile görüştü

 

İrlanda'lı rock grubu U2, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun ile görüştü.

1997 yılında çıkarılan "Pop" albümünde, gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'u hatırlatan U2 ve Hanım Tosun İstanbul'da bir araya geldi. Grubun Atatürk Olimpiyat Stadı'nda verdiği konser öncesinde kısa bir görüşme yapıldı. 

Erbakan'a EVET demesi için şantaj mı yapıldı?

 

Yargıtay'ın "Kayıp Trilyon" davasıyla ilgili kararı 2 Ağustosta gazetelerde "Erbakan'a icra ve hapis şoku" başlığıyla yayımlandı, ama kararın uygulanması AKP'nin elindeki Maliye Bakanlığına bağlıydı.

 

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

 

Kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk başkanlığındaki, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) heyeti, Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüştü.

Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!

 

 Ömer Karaman İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve seyyar satıcılık yapan bir Kürt. Devlet deyim yerindeyse ‘güllük gülistanlık’ yaşadığı köyünü yakınca çocuklarını da yanına alarak önce Ankara’ya göç etti. Ankara’da bir inşaatın son katından düşünce fiziki yaşamı felce uğradı ve o da bir iş bulurum diye Kürt göçünün mekanı İstanbul’a göç etti. İş aradı bulamayınca son çareyi seyyar satıcılıkta buldu. Tam boğazlarına ekmek girmeye başladı bu kez de AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta zulmüne uğradı.

 

Giriş / Login






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
İsmail Beşikçi, Türkiye'nin vicdanıdır PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Çarşamba, 28 Temmuz 2010

İsmail Beşikçi, Türkiye'nin vicdanıdır

 

 

Orhan Miroğlu 

 

 

 

Liseli yıllarımda Kürt toplumu hakkında okuduğum en değerli kitap İsmail Beşikçi’nin imzasını taşıyordu. Adını bileceksiniz, Doğu Anadolu’nun Düzeni.

İsmail Beşikçi, Türkiye’nin vicdanıdır

Doğan Avcıoğlu’nun yazdığı Türkiye’nin Düzeni adlı kitabı hatırlatan bir isimdi bu.

 

İsmail Hoca, yıllarca sürdürdü yazmayı ve zamanla kitaplarının sayısı 37’yi buldu.

 

İsmail Beşikçi Ankara’da yaşıyor. Onunla Kızılay’da bir yerlere giderken bazen sokakta, bazen de sık sık uğradığı Selanik Caddesi’ndeki Çarçıra Kitapevi’nde karşılaşırız.

Az konuşur, daha çok dinlemeyi sever İsmail Hoca.

 

Dinler hep ve arada bir sohbete katılır sadece. O da birkaç cümleyi geçmez.

 

Geçenlerde, Felsefeciler Kulübü’nün Ankara’da düzenlediği etkinliğe birlikte katıldık.

 

Çok keyifli olmuştu. İsmail Hoca’nın konuşmacı olduğu bir panelde, onunla beraber olmaktan onur duyduğumu söylemeliyim.

 

İkimiz de hukuk ve yargının Kürtler söz konusu olduğunda nasıl işlediğini anlattık.

 

17 yıl hapis yatmış bir insan olarak uğradığı haksızlıklardan tek kelime söz etmedi İsmail Hoca. Konuşmasına Kürt çocuklarının yargılandığı davalarla başladı ve öyle de bitirdi..

 

İsmail Beşikçi 12 Mart ve 12 Eylül’de hapis yattı. Toplam 17 yıl. Dile kolay. Türkiye’nin çeşitli hapishanelerinde geçen koskoca 17 yıl.

 

Musa Anter, 12 Mart’ta Diyarbakır sıkıyönetim mahkemelerinde açılan ve Kürt aydın ve siyasetçilerinin yargılandığı davalarda, en kabarık dosyaların İsmail Beşikçi’ye ait olduğunu kaydeder.

İsmail Hoca Kürt değil, İskilipli. Savcılar İskilipli bir Türk’ün Kürtler arasında ne işi var diye öfkelenir ve şöyle dedikleri olurmuş:

 

– Hadi bunları anladık, bunlar Kürt, ya sana ne oluyor!..

 

Diyarbakır cezaevinde de buna benzer sözleri gardiyanlardan çok duyardık.

Farklı davalardan yargılanan Türk arkadaşlar vardı aramızda ve gardiyanlar doğrusu bu arkadaşlara ‘özel muamele’ yaparlardı ve buna çok üzülürdük.

‘Hele bunları anladık, Kürdistan kurmak istiyorlardı, yakaladık hepsini, peki size ne oluyor, ne işiniz vardı bu Kürtlerle de, buralara düştünüz!’ gibisinden bir tavır içindeydiler gardiyanlar.

Kürt meselesinin tarihini, sosyal ve siyasal sebeplerini, akademinin yani bilimin gözüyle araştırmaya ömrünü adayan İsmail Hoca, 12 Mart’tan bu yana, hep özel muamelelere tâbi tutuldu ve özel yargılamalardan geçti.

 

Şimdi İsmail Hoca’ya 8,5 yıl hapis istiyorlar.

 

Davanın ilk duruşması 28 temmuzda İstanbul 11. Ağır Ceza’da görülecek.

 

Dünyanın herhangi bir ülkesinde, kimsenin önceden göremediği veya görüp de inkâr ettiği bir gerçeği, herkesten önce gören ve insanları bu gördüğü ve keşfettiği gerçeği anlamaya davet eden bir bilim insanına hiçbir devlet böyle davranmaz.

 

Ama burada gerçeği herkesten önce görmek ve başkalarının görmesi için kitaplar yazmak, araştırmalar yapmak bile suç.

 

İsmail Hoca o ‘suçu’ işledi durdu. 37 kitap yazdı. Yazdığı kitapların 32’si yasaklandı.

O kitaplarda yazılanların önemli bir bölümü, inkâr edilen bir halkın varlığına işaret ediyordu.

Başbakan geçen hafta kadın örgütleri ve temsilcileriyle yaptığı toplantıda inkârın bittiğini, bunun da Kürt sorununda çözümün yüzde yetmişi demek olduğunu söyledi.

Bu tesbit çok doğru tabii.

 

Peki, inkârın bitmesi için hayatını, emeğini ve bilimsel kariyerini ortaya koyan, bu uğurda 17 yıl hapis yatan bir bilim adamından hâlâ ne istiyor bu devlet?

 

Hoca 8,5 yıl cezaya mahkûm olsa, Başbakan ‘İsmail Hoca’ya biz ceza vermedik’ diyerek sorumluluktan kurtulabilir mi?

 

İnkârın bitmesi, işin yüzde yetmişidir diyen bir başbakan, acaba İsmail Beşikçi’nin ve yazarların, akademisyenlerin, aydınların, düşüncelerini bugün serbestçe söyleyebilmesi için gerekli yasal değişiklikleri neden hükümetinin programına almaz?

 

TMY ve TMK kime hizmet ediyor?

 

Demokratik ilerleme için adımlar atan, bunun için Anayasa’yı değiştirmeye çalışan bir hükümete ve onu destekleyen demokrasi güçlerine mi, yoksa, Türkiye’yi 1930’lu yılların karanlığında tutmak isteyen yargı bürokrasisine ve bilumum statükocu güçlere mi?

 

Devlet üniversitelerinde, resmî ideolojinin kutsandığı ve onun hilafına bir tek sözün söylenemediği, söylenmesinin vatana ihanet sayıldığı bir zamanda, İskilipli Türk İsmail Hoca, Kürtlerin inkâr edildiğini, Kürtleri Türkleştirmenin mümkün olmadığını büyük bir cesaretle yazıp durdu

İster farkında olalım, ister olmayalım, bugün, inkârın bittiğini söyleyen Sayın Başbakan dahil, hep beraber, İsmail Hoca’nın açtığı yolda yürüyoruz..

 

Çünkü inkârın bittiği yolda yürümemizi sağlayan aydınların en önde olanıdır İsmail Beşikçi.

Nasılsa bir başka İsmail Hoca çıkardı, diyenler yanılırlar bence. Yarım yüzyıl geçti aradan, ama ikinci bir İsmail Beşikçi çıkmadı bu ülkede.

 

İsmail Hoca, benim aklıma hep Sartre’ı getirir. Belki biraz da Frantz Fanon’u. Ama daha çok Sartre’ı tabii..

 

Daha fazla Sartre’a ihtiyacımız olduğu bir zamanda, bu ülkenin vicdanı bir bilim insanını, belki de tek Sartre’ı olan bir aydınını yargılamaya devam ediyoruz hâlâ.

Bu büyük bir utanç aslında.

 

Bu utançla beraber yaşamak zorunda değiliz artık.

Bana kalırsa, İsmail Hoca’nın kaleminden çıkmış ve savcının suç kabul ettiği şu satırların altına hep beraber imza atmalıyız:

 

“Kürtler 200 yıldır özgürlük için, özgür bir vatana kavuşmak için mücadele etmekte, bedel ödemektedir... Suriye, İran, Türkiye, Kürtleri baskıyla, zulümle yönetmektedir... Kürtleri müştereken baskı altında tutan devletler her zaman politik, ideolojik ve askerî güçlerini, diplomatik güçlerini Kürtlere karşı birleştirebilmişlerdir. Bu müşterek denetimin hukuk, adalet yaratmadığı, bilakis hukuk ve adalet duygularını çiğnediği, rencide ettiği çok açıktır. Bu baskı ve zulüm süreçlerine karşı, baskıya karşı direnme meşru bir hak olarak belirmektedir.”

 

Yalan mı, burada yazılanlar satırı satırına doğru değil mi?

 

İsmail Hoca’ya aynen katılıyorum.


Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 


Görüntüleme sayısı: 608

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2007 by Arthur Konze - www.karakocan.info
All right reserved

 
[ Geri ]

İş Rehberi / Golden Guide

Kayıt Ekle
Arama

POPULAR BÖLGESEL HABERLER

  • TSK, Kürdistan Ormanlarını Yakmaya Devam Ediyor
  • Bingöl'de ormanlık alan ateşe verildi
  • Çırav dağı eteklerinde coşkulu festival
  • Diyarbakır'a Kürtçe tabelalar geliyor
  • DTP, oybirliğiyle "demokratik özerk"liği kabul etti

Arşiv Menüsü / Archives

Bölüm Haberleri / Section
Köşe Yazıları / Authors
Olaylar ve insanlar Arşivi
Dost Linkler
Bizden Biri Arşivi

Popular Haberler

  • Karakoçan'da Polis Aracı Devrildi...
  • Sabire Yaman 'ı vuran polis tutuklansin
  • Türk Askerleri bir 'Ceylan'ı daha öldürdü !
  • Elazığ 8. Kolordu Komutanına Tutuklama
  • 'BDP Dörtyol'a mutlak girecek'

karakocan.info bizbize forumu

Karakoçan'da iz birakanlar (2613h 33min)
Medin a?a... (2613h 45min)
Kemalett?n gÜverc?n (2613h 46min)
Karakoçan’?m bir sevdad?r (2665h 30min)
Navên gundê depê nivisîne, xwe... (2697h 50min)

foruma git...

Ziyaretçi Defteri/ Guest Book

erkan coşkun
Sevgili site editörüne; karakoçanlı,kığılı,mazgirtli,nazimiyeli,kovancılarlı,palulu hemşerilerim.B
Devam Et
Deftere Yaz

POPULAR KÖŞE YAZILARI

  • Sürgün
  • Şiddet ahtapotu
  • Munzur Festivalinde Mazlum DOĞAN unutulmamalıdır
  • Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan
  • Kurêşan Aşireti ve "Gandi" Kemal'in "Türkmenleşmesi"

Giriş/Login Menü






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Implemented by haagseDesign | Disclaimer | Bize Ulaşın iletisim

İçerik sunucu karakocan.info sitesi; yayımlanan herhangi bir içerik (media-text) veya içeriklerden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak sorumluluk kabul etmez.

©Karakoçan Sevdalıları