Bir Sevdadır Karakoçan! |Güncel

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!   Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!   Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu   Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi   Himanlilar Derneği İftar Yemeği verdi   'Hayır' kılpayı önde!   Elazığ'a Üzücü Haber   Ağrı dağındaki buzullar eriyor   'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'   Türkan Şoray'dan aşk itirafı   Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler   Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'   Bir Kürt askere daha "intihar" dendi   Zılgıt yok mu?   "Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim   Yeni bir hücre keşfedildi   Erdoğan'dan Amed'e yeni zindan 'müjdesi'   'Dün Devlet - Bugün Cemaat'   Yine, yeni, yeniden arabesk   12 yıl önce aslında ne oldu   Kimse duymazken (U2) Bono duymuştu...   İsrail, Heronları sessizce teslim etti   Türkiye AKP iktidarı döneminde İsrail'e para akıtıyor   Hangi yüzle Erdoğan?   Dersim Ovacık ilçesindeki ormanlık alanlarda yangın çıktı.   "Kudüs'ü Filistin'le paylaşmaya hazırız"   Yahudilerin Mezopotamya'yı vatan olarak istemediklerini anlatan kitap: "Pazarlık"   Osmanlı Filistin'i Yahudilere borcuna karşılık mı verdi?   Kurtlar Vadisi'nden "Kürdistan" Haritası   ABD'li basketbolcu Türklere "Ölü eşek gibi kokuyorlar" dedi
haber ekleme rehberi
  • Anasayfa
  • Karakoçan Haberleri
  • Karakoçan Köyleri
  • Kariyer Listesi
  • Foto Album
  • Video Serke
  • Yeni Foto Galery
  • iz Bırakanlar
  • FoRum
  • MMC Tv
  • reklam-iletisim
Anasayfa arrow Dost Linkler
Salı, 07 Eylül 2010

Ahmet Türk, Talabani ile görüştü!

 

Kapatılan DTP'nin eski genel başkanı Ahmet Türk ile eski milletvekili Aysel Tuğluk başkanlığındaki, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile Demokratik Toplum Kongresi (DTK) heyeti, Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde Irak Devlet Başkanı Celal Talabani ile görüştü.

Göç mağduru seyyar satıcıya belediye zulmü!

 

 Ömer Karaman İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan ve seyyar satıcılık yapan bir Kürt. Devlet deyim yerindeyse ‘güllük gülistanlık’ yaşadığı köyünü yakınca çocuklarını da yanına alarak önce Ankara’ya göç etti. Ankara’da bir inşaatın son katından düşünce fiziki yaşamı felce uğradı ve o da bir iş bulurum diye Kürt göçünün mekanı İstanbul’a göç etti. İş aradı bulamayınca son çareyi seyyar satıcılıkta buldu. Tam boğazlarına ekmek girmeye başladı bu kez de AKP’li Beyoğlu Belediyesi’nin zabıta zulmüne uğradı.

 

Diyarbakır mitingine 'Özerk Kürdistan' damgasını vurdu

 

Yaklaşık 150 bin kişinin katıldığı miting öncesinde bir konuşma yapan BDP İl Başkanı Nijad Yaruk, devrim şehitleri anısına kitleyi bir dakikalık saygı duruşuna davet ettikten sonra, önceki gün aynı meydanda miting düzenleyen Türk Başbakan Erdoğan'a seslenerek, "Urfa'dan, Antep'ten, Mardin'den, Batman'dan, Elazığ'dan adam toplayanlar gelsin bu meydanı görüp utansınlar" diyerek mitinge katılanlara teşekkür etti.

Diyarbakır Adliyesi'nde 2 kız kardeşe polis işkencesi

 

Diyarbakır'da Kız kardeşlere işkence

Polis bu kez Adliye'nin içinde işkence yaptı. Adliye'ye gelen iki kız kardeş önce herkesin önünde üzerleri çıkarılarak aranmak istendi; duruma karşı çıkınca 5,5 saat boyunca kapatıldıkları odada dayak yediler. İki kız kardeşin gittiği doktor ise vücutlarında işkence izlerinden oluşan morluklara karşın "sağlam" raporu hazırladı. Polisler bununla da kalmadı kız kardeşler hakkında şikayetçi oldu.

'Hayır' kılpayı önde!

 

Sonar Araştırma Şirketi’nin yaptığı Anayasa değişikliği referandumu araştırması, "hayır" oylarının çok az farkla önde olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre "hayır" oylarının oranı yüzde 50.13, "evet" oylarının oranı ise yüzde 49.87 seviyesinde.

Elazığ'a Üzücü Haber

 

Doğuş yayın grubuna ait olan CNBC-e Business dergisi tarafından yapılan araştırmaya göre yaşanabilir şehirler sıralamasında 2007 yılında 10. sırada yer alan Elazığ 2008 yılında 7 basamak gerileyerek 17. sırada yer almıştı. Her geçen yıl daha fazla düşüşe geçen Elazığ 2009 yılında ise 23 sıra gerileyerek 40. sırada yer aldı…

Ağrı dağındaki buzullar eriyor

 

Ağrı dağının deniz seviyesinden 4 bin 500 metre yükseklikten itibaren kendini gösteren şapka buzulları, küresel ısınma nedeniyle eriyor. Bu erime nedeniyle zirveye yakin yerlerde buzul dereler oluştu.

 

'Dersim yanıyor, hey insanlık neredesin?'

 

Dersim’de askeri operasyonlar sırasında çıkartılan yangınlara karşı tepkiler giderek büyüyor. 'Artık yeter' sloganıyla İstanbul Taksim'de, Dersim Dernekleri Federasyonu Munzur’u Koruma Kurulu (DDF) öncülüğünde toplanan yüzlerce kişi, Dersim’i saran yangınlara müdahale edilmemesine “Dersim yanıyor hey insanlık neredesin?' diye sorarak isyan ettiler. 

Türkan Şoray'dan aşk itirafı

Mehmet ÇİL/DATÇA, Hürriyet  

 

Muğla’nın Datça İlçesi’nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen, ‘Uluslararası Datça Sinema ve Kültür Festivali' açılış töreni ile başladı. 3- 9 Eylül tarihleri arasındaki festivalin açılış gecesinin onur konuğu olan Türkan Şoray, soru üzerine de “Yılmaz Güney ile film çevirseydim herhalde ona aşık olurdum” dedi.

Erdoğan sultanlığı ve düşkün Kürtler

Haydar IŞIK

Osmanlı sultanları, iki dudağı arasından dökülen lakırdıyla devlet yönetirlerdi. ‘’Tezelden vurun kellesini!’’ dediler mi, padişaha kelle giderdi. Peki şimdi değişen bir şey mi var? Başbakan: ‘’Öcalan’la görüşeni partimde yaşatmam” diyor. Bu nasıl partidir ki, bir kişinin sultası altındadır? Günlerdir, Kürtlere karşı müthiş bir dezenformasyon ve karalama yaptığını görüyoruz. Genlerinde barış dışında kan, irin ve savaş olan Erdoğan, İslamo-Türk ırkçılığıyla Kürtlere vurup, milliyetçiliği yükseltip ırkçı-faşist sahil oylarını kapmak istiyor. ‘’Apo afedilemez çünkü, 7 bin vatan evladının ölümüne neden olmuştur’’ diyor. Başbakan; 7 bin vatan evladının ölümünden bahsederken, katlettikleri on binlerce Kürdü ayrı tutuyor. Ölüleri bile ayıran Müslüman Türk Başbakan, sağları haydi haydi ayırır. AKP yandaşı düşkün Kürtler bu söylemden biraz acı duymaz mı? 17 bin faili meçhul, 30-40 bin Kürt katleden devletin Başbakan’ı sadece ‘’7 bin vatan evladından’’ sözediyor. Peki katledilen bu Kürtler kimin evladıdır?

 

Kürtlere karşı 'Baas taktikleri'

 

Musul Valisi Asil Nucefi, Kürt köylerini Araplaştırma amacıyla 160 Arap aileyi Şebek Kürtlerin bulunduğu bölgeye yerleştirme kararı aldı.

Bir Kürt askere daha "intihar" dendi

 

Kışlalarda Kürt askerlerin 'intiharı' sürüyor!

Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Gümüşakar Jandarma Karakol Komutanlığında Kürt kökenli jandarma Er 20 yaşındaki Mehmet Sefa Gölgü’nün intihar ettiği ileri sürüldü.

Zılgıt yok mu?

 

Mehveş Evin, Milliyet

 

Başbakan Erdoğan’ın merakla beklenen Diyarbakır mitingi öncesi sokaklar, çarşı pazar kalabalık... Eski Yoğurtçu Pazarı’nda ve Hasanpaşa’da dolaşırken esnafla sohbet ettikçe, “evet”ler kadar “boykot” diyenlere de rastlıyoruz. İşte mitingden notlar:

"Cumartesi Anneleri", Başbakan Ve Dersim

 

Mustafa ELVEREN

 

“Cumartesi Anneleri” olarak kendilerini tanımlayan binlerce kayıp yakınları yıllardır haftanın her Cumartesi günü seslerini duyurmak için oturma eylemi yapmaktadırlar. 279. Oturma eyleminde Türkiye Başbakanı Erdoğan binlerce acılı aileler için; “Ne iş yaptıklarını bilmiyorum. Cumartesi anneleri birilerince kullanılıyor” demişti.

Yeni bir hücre keşfedildi

 

Romanya’nın Bükreş kentinde büyük bir bilimsel buluşa imza atıldı. Victor Babes Ulusal Patoloji Enstitüsünde yeni tip bir hücre keşfedildi.

Giriş / Login






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Henüz yol yakınken... PDF Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Çarşamba, 28 Temmuz 2010

Henüz yol yakınken...

 

Orhan Miroğlu

 

Türkiye’de etnik bir çatışmanın eşiğinden dönmek için yol hâlâ yakın mı emin değilim, ama yakın olduğuna inanmak istiyorum.

 

İtiraz edilebilir bir inanç bu.

 

Geçmişe gitmeden, İnegöl ve Hatay’da yaşananlara bakarak ve en önemlisi de, tarafların savaşma arzularının şiddetini hesaba katarak bile, bu inanca karşı çıkılabilir elbet, bunun da farkındayım.

Otuz yıl süren bir iç çatışmada, neleri yaşamadı ki bu ülke?

Yaşayacak, tecrübe edilecek daha ne kaldı?

Yeryüzünün belki de en haklı gerekçelerinin karşılanmaması nedeniyle başlayan bir savaş, yeryüzünün en kirli savaşı haline geldi, daha ne olsun?

Yorum yapmak faydasız artık.

Neyi yorumlayacak, neyi konuşacağız?

Türkiye’nin geldiği yere bakın.

Toplumuyla, siyasetiyle, kurumlarıyla içinde bulunduğumuz çürümeyi ve yıllardır bu çürümenin içinde çırpınıp durmamızın sebeplerini yeniden bir düşünün lütfen.

Ve bu kadar bölünmüş bir toplumu anlamaya çalışırken, bir de bu kökten çürümenin sebeplerine başka açılardan bakmayı deneyin.

Bakın ve karar verin, eğer bu cumhuriyet Kürtlerle savaşı ana politikası haline getirmeseydi, cumhuriyetin yüz yıl içinde geleceği yer böyle bir yer mi olurdu?

Daha kuruluşunda, barışı ve demokrasiyi ıskalayan bu cumhuriyet; Berlin Duvarı’nın çöktüğü tarihten sonra dünyada yaşanan muazzam değişimi görmeyen ve toplumsal barışını demokrasiyle beraber yüzyıl içinde ikinci kez ıskalayan bir cumhuriyet mi olurdu?

Barış iki önemli tarihi kavşakta ve iki kez ıskalanmasaydı, Türkiye, bunca zamandır, etnik çatışmanın fay hatlarında dolanıp durur muydu?

Kemalist Devlet Kürt coğrafyasında isyanları bastırdıkça, Kürtlerin kitleler halinde Türkleşebileceklerine inandı.

Kürt nüfusu her bakımdan karşısına aldı, bu nüfusla modern kabuller üzerinden değil, akla hayale gelmez Türkleştirme programları üzerinden ilişkiler kurdu, Kürtleri adeta bir siyasi laboratuvar deneyindeki insan malzemesi gibi kullanmaya çalıştı.

Asimilasyonu, mecburi iskânı, tehciri, sürgünü, idam sehpalarını ve akla gelebilecek her şeyi denedi.

Şimdi, yeni bir yüzyılın ilk çeyreğinde, etnik bir savaşın etrafında dolanıp duruyoruz.

Cumhuriyetin Kürtlerle tecrübesinin geldiği sonuç bu.

Etnik bir savaşın eşiği.

Bursa İnegöl’de, Hatay-Dörtyol’da olanlar için yapılan yorumlar, ibretlik!

Gerçeği söylemeye yetkililerin gücü yetmiyor anlaşılan!

Bursa Valisi, ‘Yurtsever sarhoşlara’ bağlıyor işi.

Alacak-verecek meselesi, dolmuş hattı sorunu diyen yöneticiler ve yorumcular da var.

Oysa gerçek başka.

Hatay ve Bursa’da yaşananlar, etnik bir savaşın provasıdır.

Hatay’da, BDP’nin binası yakılıyor, sonra da binaya Türk bayrağı çekiliyor.

BDP binaları, artık Türk yurttaşların bir kısmı için, yakıldıktan sonra, geriye kalan küllerinin üstüne Türk bayrağı dikilmesi gereken bir mevzi olarak görülüyor.

Vahim olan bu.

Bu vahametin yaşanmasını oldukça kolaylaştıran PKK eylemleri devam edecek gibi görünüyor.

Hatay’da dört polisin öldürülmesinin başka bir izahı yok.

Öte yandan, hükümetin izlediği politikalar Kürt sorununda, ‘güvenlik algısını’ öne çıkaran bir süreci öngörüyor.

Bir başka vahamet de budur aslında. Bu politikanın PKK’yi silah bırakmaya zorlamak gibi bir sonuca yol açmayacağı açıktır.

Başta ABD olmak üzere, uluslararası güçler, Henri Barkey’in, geçen hafta Radikal’de yayımlanan yazısında isabetle altını çizdiği gibi, bu süreci uzun zamandır sessizlik içinde izlemekle yetiniyorlar.

Hükümet, devletin son yirmi beş yıl ordu aracılığıyla yürüttüğü bir savaşı; bu savaşın daha da şiddetlenmesine yol açabilecek koşullar varken, ve belli ki, Kürtler kendilerini yönetmekten, tanınma taleplerinden, dil ve kültür haklarından hiçbir şekilde vazgeçmeyecekken, askerlerin yürüttüğü bir savaşı, sivil hükümetlerin kontrolünde bir yirmi beş yıl daha sürdürebileceğini düşünüyor.

Anadolu’dan yirmi bin genç toplanacak.

Bu gençlerin arkalarında ağlayacak anneleri, kardeşleri olsa da arkalarından ağlayacak sevgilileri, yavukluluları, eşleri ve çocukları olmayacak!

Bekâr askerlerden küçük bir ordu kurulacak!

Hiç kuşkunuz olmasın bu küçük birlik, veya küçük ordu, her neyse, yoksulların arasından seçilecek gençlerden oluşacak.

Bu yeni savaşçılar birliği, muhtemelen sosyal tecrit yaşayan, cebinde beş parası olmayan gençlerle kurulacak.

Ölümün neredeyse mukadder olduğu bir savaşta, hükümet, bu yeni savaş birliğinde görev yapacak olanları, sivil Kürtleri öldürmesinler, köy yakmasınlar, bölgedeki eroin baronlarıyla işbirliği yapmasınlar, Kürt kadınlarına tecavüz edip, çocukları öldürmesinler ve silahlarını sadece dağdaki PKK’lilere yöneltsinler diye kontrol altında tutacak!

Sanırsınız ki, Türkiye ETA’yla savaşan İspanya!

Sanırsınız ki Türkiye, İRA’yla savaşan İngiltere!

Türkiye, beş-on yıl savaş seni emekli edeyim, diye vaatte bulunduğu ve muhtemelen etnik hınç ve öfke içinde bulunan genç insanlardan yeni birlikler kurarak, daha uzun yıllar PKK’yle savaşabileceğine ve şiddet şehirlere taşınırken, Kürtlerle Türkler’in Bursa’da, Hatay’da barış içinde bir arada yaşayabileceklerine inanıyor.

Oysa bu savaş artık kontrol altında sürdürülebilecek bir savaş olmadığı gibi, PKK’de bir asayiş ve güvenlik sorunu değildir.

ABD’nin sessizliği, tarafların bu gerçeği, iyice anlamalarını beklemeye dönük bir sessizlik mi, bilmek kolay değil, ama bu sessizliğin bittiği andan itibaren de Türkiye’nin Kürt sorunu, uluslar arası bir Kürt sorunudur artık.

Rıdvan Kızgın’ı kaybettik. Kimi vakitsiz ölümler çok acı verir insana.

Rıdvan Kızgın, insan hakları mücadelesinin en ön safındaydı.

JİTEM’in hedefi olmak pahasına yürüttüğü mücadelesi ve anısı unutulmayacak. Ailesinin, dostlarının ve mücadele arkadaşlarının başı sağ olsun.

 

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır


Görüntüleme sayısı: 595

Bu yazıya ilk yorumu yazın

Yorum yaz
  • Lütfen yorumunuzun yazının konusu ile alakalı olmasına dikkat edin.
  • Kişisel hakaret içeren yorumlar silinecektir.
  • Reklam amaçlı yorumlar silinecektir.
  • 'Gönder' düğmesine basmadan önce yeni bir güvenlik kodu üretmek için tarayıcınızın *Yenile* düğmesine basın.
  • Yukarıdaki durum yanlış güvenlik kodu girildiği durumlarda geçerlidir.
İsim:
E-posta:
Başlık:
Yorum:

Güvenlik kodu:* Code
Ek yorumlar konusunda bana e-posta aracılığı ile ulaşılmasını istiyorum.

Powered by AkoComment Tweaked Special Edition v.1.4.6
AkoComment © Copyright 2007 by Arthur Konze - www.karakocan.info
All right reserved

 
[ Geri ]

İş Rehberi / Golden Guide

Kayıt Ekle
Arama

POPULAR BÖLGESEL HABERLER

  • TSK, Kürdistan Ormanlarını Yakmaya Devam Ediyor
  • Bingöl'de ormanlık alan ateşe verildi
  • Diyarbakır'a Kürtçe tabelalar geliyor
  • Çırav dağı eteklerinde coşkulu festival
  • DTP, oybirliğiyle "demokratik özerk"liği kabul etti

Arşiv Menüsü / Archives

Bölüm Haberleri / Section
Köşe Yazıları / Authors
Olaylar ve insanlar Arşivi
Dost Linkler
Bizden Biri Arşivi

Popular Haberler

  • Karakoçan'da Polis Aracı Devrildi...
  • Sabire Yaman 'ı vuran polis tutuklansin
  • Türk Askerleri bir 'Ceylan'ı daha öldürdü !
  • Bozkurt: 'Dörtyol Emniyeti bizi korumadı'
  • 'BDP Dörtyol'a mutlak girecek'

karakocan.info bizbize forumu

Karakoçan'da iz birakanlar (2556h 10min)
Medin a?a... (2556h 22min)
Kemalett?n gÜverc?n (2556h 23min)
Karakoçan’?m bir sevdad?r (2608h 6min)
Navên gundê depê nivisîne, xwe... (2640h 27min)

foruma git...

Ziyaretçi Defteri/ Guest Book

erkan coşkun
Sevgili site editörüne; karakoçanlı,kığılı,mazgirtli,nazimiyeli,kovancılarlı,palulu hemşerilerim.B
Devam Et
Deftere Yaz

POPULAR KÖŞE YAZILARI

  • Munzur Festivalinde Mazlum DOĞAN unutulmamalıdır
  • Sürgün
  • Şiddet ahtapotu
  • Gemiler Gemiler Kalkıyor Limanlardan Limanlardan
  • Kurêşan Aşireti ve "Gandi" Kemal'in "Türkmenleşmesi"

Giriş/Login Menü






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Implemented by haagseDesign | Disclaimer | Bize Ulaşın iletisim

İçerik sunucu karakocan.info sitesi; yayımlanan herhangi bir içerik (media-text) veya içeriklerden dolayı doğrudan veya dolaylı olarak sorumluluk kabul etmez.

©Karakoçan Sevdalıları